ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
5,7332
EURO
6,5830
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Avrupada sağ popülizmi neden yükseliş gösteriyor?
12 Eylül 2018 Çarşamba 01:47

Avrupa'da sağ popülizmi neden yükseliş gösteriyor?

Haberbayern olarak Avrupa’da ağırlığını her geçen gün hissettiren sağ popülizmin yükselişine ülke ülke genel bir bakış yaptık.

Haber Merkezi – Münih

Geçtiğimiz son dört senede özellikle mülteci krizi başladıktan sonra Avrupa ülkelerindeki hemen hemen tüm seçimlerde sağ partilerin oy oranları bir artış gösterdi. Haberbayern olarak Avrupa’da ağırlığını her geçen gün hissettiren sağ popülizmin yükselişine ülke ülke genel bir bakış yaptık.

İtalya'da Salvani'nin Kuzey Birliği Partisi 

İtalya'da ayrılıkçı, göçmen, İslam karşıtı tezleriyle bilinen Kuzey Birliği Partisi'nin lideri ve İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini İsveç'teki fikirdaşlarını seçim başarılarından dolayı kutladı. İtalya'daki Kuzey Birliği (Lega) partisi siyasi bakımdan İsveç Demokratlarının çok önünde gidiyor. Mart ayındaki genel seçimlerden üçüncü parti olarak çıkmasına rağmen popülist Beş Yıldız hareketiyle koalisyon kurup partisiz Başbakan Giuseppe Conti liderliğindeki hükümete katıldı. Salvini bakan olduğu günden beri Avrupa Birliği'ni (AB) ve AB'nin mülteci politikasını öyle yoğun eleştiriyor ki, bazen onun asıl başbakan olduğu izlenimi doğuyor. 

matteo.jpg

Mültecilere "insan eti" yakıştırması yapan Salvini mültecileri boğulmaktan kurtaran gemilerin İtalyan limanlarına yanaşmasını yasaklayabiliyor ve mülteci koşunu kullanarak AB'ye şantaj yapmayı deniyor. Kışkırtıcı üslubu ve yabancı düşmanı söylemleri Lega'yı yüz günde % 30'luk oy oranıyla birinci parti konumuna getirdi. Genel seçimlerdeki oyu sadece % 17 idi. Ortağı Beş Yıldız ise sendeliyor.

Avusturya'da Özgürlükçüler aktif

Kısa adı FPÖ olan Avusturya Özgürlükçü Partisi ülkede siyaset tecrübesi oldukça fazla olan bir parti olarak kabul görüyor. FPÖ geçen senenin sonundaki seçimler sonrasında Sebastian Kurz'un başbakanlığındaki koalisyona katıldı. Koalisyonun ırkçı açıklamaları ile dikkat çeken İçişleri bakanı Herbert Kickl mülteci adaylarını kamplara kapatmak istediği için Nazilerden alıntı yapmakla suçlanıyor.

kickl.jpg

Özgürlükçülerin aşırı sağ fikirleri benimseyen öğrenci birlikleriyle aralarının pek iyi olduğu söylenebilir. FPÖ aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e de oldukça yakınlık gösteriyor. Putin kısa süre önce yapılan FPÖ'lü Dışişleri Bakanı Karin Kneissl'ın düğününe onur konuğu olarak katılmıştı.

Almanya'da sürpriz çıkış yapan AfD gündemde

Geçen yıl tertiplenen milletvekili genel seçimlerinde % 12,6'lık oy oranına ulaşarak 94 milletvekili çıkaran ve genel başkanlığını Alexander Gauland’ın yürüttüğü Almanya için Alternatif (AfD) parlamentoyla ana muhalefet partisi olarak tanıştı. Taraftarları da sürekli artan AfD’nin anketlerdeki % 15'lik oranıyla Sosyal Demokrat Parti'yi (SPD) bile geride bıraktığı oluyor. Ana koalisyon ortağı CDU/CSU'nun oy oranı ise genel seçimde aldığı sonucun altında çıkıyor.

gauland.jpg

Alman devlet televizyonunu ARD'nin son kamuoyu araştırmasında AfD % 45'e varan oy oranıyla Doğu Alman eyaletlerindeki birinci parti pozisyonuna yükseldi. Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) oy oranı ise Doğu Almanya'da % 24'e geriledi. AfD'nin giderek aşırı sağa yaklaştığı ve Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izlenmesinin gerektiği şeklindeki söylemler partiye zarar vermedi. 14 Ekim’de Bavyera'da, 28 Ekim’de ise Hessen eyaletinde yapılacak parlamento seçimlerinde AfD'nin ilk kez bu eyaletlerin parlamentolarına girmesi bekleniyor.

Fransa'nın Le Pen'i var

Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Cephe partisinin lideri Marine Le Pen, 2017 yılının Mayıs ayında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emmanuel Macron'a kaybettikten sonra partinin adını değiştirdi. Yeni adıyla Ulusal Birleşme'nin seçmenleri Le Pen'in yeğeni Marion Marechal'in genel başkanlığa getirilmesinden sonra partinin yeniden yükselişe geçmesini umuyor. Zaten yabancı karşıtlığı ve Avrupa antipatisi Fransa'nın hiç de yabancısı olmadığı kavramlar olarak biliniyor. Seçim kampanyası sırasında Le Pen ve diğer bazı partilerin adayları da göçmenlere ve Avrupa'ya sayısız hakaret yağdırmışlardı.

le-pen.jpg

Hollanda denince akla gelen ilk isim Wilders

Geçtiğimiz sene Hollanda'da tertiplenen genel seçimlerinden önce Avrupa'nın yerleşik siyasi partileri sağ popülist Geert Wilders'in Özgürlük Partisi'nin alacağı sonucu endişeyle beklemekteydi. Ama korktukları başlarına gelmedi ve Wilders'in Özgürlük Partisi % 13'lük oy oranıyla seçimlerden ikinci parti olarak çıktı. Sosyal Demokratlar ise adeta siyasi partiler yelpazesinden silindi. İsveç Demokratları gibi Wilders'in partisi ile kimse ortaklık kurmaya yanaşmadı. Uzun koalisyon pazarlığının ardından merkez sağ hükümet kurulabildi. Ancak siyasete yine de Wilders'in yabancı ve İslam düşmanlığı yön veriyor.

wilders.jpg

Thierry Baudet'in Demokrasi Forumu adlı yeni partisi Wilders ile aynı çizgiyi izliyor ve bu partinin anketlerde PVV'yi geride bıraktığı da oluyor. Piyano çalan ve Latince bilen Baudet, Wilders'ten farklı olarak sanat ve edebiyatsever politikacı imajıyla kültürlü orta kesime hitap ediyor. Sonuçta iki partinin oylarının birbirini destekleyecek ve toplama yoluyla yüksek bir orana ulaşacak gibi görülüyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR