ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
3,5321
EURO
4,1743
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cemal-i Şems (Güneş) Olan Zatı Kiram
12 Ocak 2013 Cumartesi 22:56

Cemal-i Şems (Güneş) Olan Zatı Kiram

Adı ile müsemma; Cemal Güneş... Yani eski dilde Cemal-i Şems anlamına gelen fenomen bir insan... Münih'e böyle birinin bir defa daha gelmesi şüphelidir.

Hazırlayan Adnan Tokuç

Bu ayki Karakter Analiz köşemize, Münih'imizin ünü sınırların dışına taşmış olan mubarek bir Zatı Şahane'yi konuk ettik. Cemal Güneş, gerek duruşu, gerekse de o delici bakışları ile; bakanlara Osmanlı'nın en şaşaalı döneminin, kudretli paşalarını hatırlatmaktadır adeta.

Konuşmasına büyük bir azamet boyutu katan Cemal Güneş, sanki karşısındakine ferman yoluyla ayar veren, dirayetlu ve de Devletlu  Şehir Kadısı gibidir. Mesela normal konuşmasını bir anda keserek, apayrı bir moda geçebilir ve gözlerinizin içine muzaffer bir kumandan edası takınarak şöyle söyleyebilir:

 ''Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkari umumide muhhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalb-i hazı halimi tamir ve temin edeceğinden dest-i muhabbetinize talibim.''

Türkçesi: (Amacım sizi rahatsız etmek değil, aramızda özel bir sevgi bağı kurmaktır. olumlu cevabınız beni çok mutlu edeceğinden size arkadaşlık teklif ediyorum) ))) )

Veya; “şeb-i yeldayı müneccim muvakkit ne bilir? Müptelâyı gâma sor geceler kaç saat”

  diye Şeklinde hiç alışık olmadığınız bir lisanda konuşması veya danışması, sizi şaşkına çevirebilir... Ama çevirmesin. Zira ruhunun derinliklerinde gizli bir Osmanlı İhtişamını yaşattığı için, ara sıra kaftan giyip başına kavuk geçirmek istese dahi, bunu gerçeğe tahvil etmemesini yine kendi içinde sakladığı ve güçlü bir sağduyu refleksine borçluyuz.

Gayretli ve çalışkan bir kişiliği ile ün yapmış ender insanlardandır. 'Lafı lafa etme ilave; Al kaşığı çal pilave' ekolünden geldiği için, çok aşırı tarzda reel ve icraatçı yönü ağır basar. Yani; 'Hacı bana laga luga türünden laf kalabalığı yapma... Ayinesi iştir kişinin, laf yapma da iş yap, yoksa  o mubarek kafanın üstünde kıracağım şeylerin haddi hesabı olmayacaktır' şeklinde de tercüme edebilmek mümkündür bu olaya bakış açısını...

Eski bankacı oluşundan mülhem; yüksek dozda hesaplı ve intizamlıdır... İntizam ve düzenine halel geleceğini sezdiği an; 'Bizans surlarına hamle eden Osmanlı Yeniçerisi gibi agressif tavırlara bürünebilir bir anda.

İntizamlı oluşunu, şık giyiminden şak diye anlamak mümkün aslında... Zira her giydiği pantol tabiri caizse jilet gibi ütülüdür... Yani jiletten anladığı Cemal Güneş'in, ütülü pantolonun dik ve buruşmaya taviz vermeyen duruş şeklidir...

Modayı yakından takip ediyor mu bilinmez ama; kendine güzel ve yakışan urbalar ile gezer... Yemek konusunda da, 'Abi ben yemek seçmem ne gelirse önüme yerim' der ama, gerçek pek de öyle değildir. Hoşuna gitmeyen bir yemek geldi mi önüne, o yemeği yapanı da önüne getireni de zaman içinde çok fena yapar...

İntikam hisleri çok güçlüdür...  Yani 'Sağım öldürür, solum süründürür' ekolünün has adamıdır. Birine kin tutmaya görsün; öldür Allah unutmaz ve unutmaya da kesinlikle yeltenmez... Ama sabırlıdır... Beklemesini bilir...

Yabancısı olduğu ve yeni girdiği ortamlara çabuk kaynamayı sevmez. Takıma yeni gelmiş ve adaptasyon sürecinde olan futbolcu gibidir davranışları.

Cemal Güneş, mizacı itibariyle, ince eler ve sık dokur... Aslında çok da eleştirel yaklaşımların adamıdır. Kolay beğenmez... Her şeyin muhakkak bir yanlış tarafını ve eğrisini bulur çıkarır.

Hatta yakınları onun, İtalya'daki ünlü Pisa Kulesi'ni dahi beğenmediğini ve soranlara 'Abi adam harbi bol Votkalı kafayla yapmış kuleyi... Baksana verdiği tüm koordinatlar kendi kafası gibi eğimli olmuş' diyerek, bu konudaki  beğenmeme istikrarını sürdürmeye olan kararlılığını sergiler...

Pek çok tukusu vardır ama en büyük tutkusu Münih Türk Gücü Futbol takımıdır. Takımını ölesiye sever. Her tuttuğunu zorla, tekme tokat maça götürmesiyle nam salmıştır. Onun bu huyunu bilenler Türk Gücü'nün maç günleri ortalıklarda bulunmamaya özen gösterirler. Yoksa akibet malum...

Kar, soğuk, boran,  fırtına demeden titreye titreye maç seyredeceksin mecburen... İliklerine kadar sen üşürken, Cemal Güneş o an sana, maçın hakemi ile ilgili, çok insancıl ve de hümanist bir şekilde 'Hakem nasıl marizlenir'in bilimsel metodlarını anlatacaktır...

Şayet takım o hafta yattıysa, Cemal Güneş, gramajından çalınmış eksik ekmek modundadır sanki... Hiç tadı yoktur... Boş ve melul bakar insana... Leyla'sını kaybetmiş Mecnun gibidir... O an en sevdiği sanatçı Ferdi Tayfur'dur Cemal Güneş'in... O ağlamaklı sesiyle bağır çağır dinler ve için için kahreder...

'Bilsen uzaklardaaaa, kimlerr ağlıyorrr'...

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR