ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
7,8115
EURO
9,3377
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
CSUlu Politikacı Hüseyin Mestan; Burada Kalıcıyız
29 Aralık 2013 Pazar 23:19

CSU'lu Politikacı Hüseyin Mestan; Burada Kalıcıyız

CSU'lu politikacı ve Münih Belediye Meclisi Seçimlerinde aday olan Hüseyin Mestan ile Yazar Nilgün Stauch bir söyleşi gerçekleştirdi. İlgi ile okuyacksınız

Röportaj - Nilgün Stauch

İnsan bilmediği şeyin düşmanıdır.

N.S: Bize kendiniz kısaca tanıtır mısınız?

Ata kökenim Bursa. Ama ben 1978 yılında Deggendorf‘da dünyaya geldim.  12 yıldır Evliyim.  Üҫ ҫocuk bir kız, iki oğlan babasıyım. Meslek eğitimimi ‚Ҫatı Marangozu‘ olarak bitirdim. İkinci eğitimde Bilgisayar uzmanı olarak tamamladım. Şimdi ise Bavyera İslami Gençlik Derneği yöneticisiyim.

N.S: Siyasetin sizin hayatınızdaki yeri  nedir?

Türk kökenli Müslümanım. Birҫok yabancı kökenli insanlarla karşılaşıyorum ve kendilerinin haksızlığa uğradığını bana anlatıyorlar. Yabancı kökenli olduklari iҫin. Bu bazen doğru olabir ama ҫoğu zaman doğru değildir.Biliyorsunuzki, bir insanın kendi kendine bir psikolojisi var. Ben nasıl olsa yabancıyım diyerekten yola ҫıktığı iҫin karşılaştığı problemleri başka yöne yontuyor, yabancı kökenli olduğundan karşısındaki yerli halkın da yabancı düşmanıdır beni zaten yabancı görüyor deyip bir önyargı ҫıkıyor ortaya ve bu yönde de haksızlığa uğradığını sanıyor ҫoğu zaman. Ama ҫoğu zamanda burda yaşayan yerli halkın karşı taraftaki yabancı kökenli şahsı farklı kültürden olduğu iҫin tanımadığını.ˮAtalarımızın söylediği bir söz vardır. İnsan tanımadığının düşmanıdır derlerˮ ve gerҫekten tanımadığı iҫin ҫekiniyor ve önyargılı bakıyor. Benimde veya politikada siyasetin iki tarafa da yani yabancı kökenli ve yerli halkını aydınlatmak.ˮYani siyasette kendimi aydınlatıcı olarak görüyorum.ˮ

N.S: Siyasetle uğraşmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

O da biraz soğuk suya atılmış gibi oldu. 2004 senesinde yapılmış olan yabancılar meclisi seҫimleri  vardı. İste bize de sordular girebilir misiniz diye ve ben deolabilir dedim ve seҫildik. Hoşumada  gitti seҫildikten sonra bu konulara ilgi ve alaka gösteriyorum, araştırıyorum, ögreniyorum. Akabinde bir yıl sonra yabancılar meclisinde Bavyera Akabi diye bir teşkilat var, üst düzey teşkilatı. Oranın yönetimine seҫildim. Burda eyalet politikasıyla uğraştık öğrendik. Bunun yanı sıra yönetimde olduğumdan dolayı birҫok kurumlara giderek politikanın birҫok yönlerini tanımış oldum.Bu şekilde de politikaya girmiş oldum. Bir önceki sorununuzda bahsettiğim gibi iki tarafta da önyargılar var. Ben böyle hissetmiyorum,  ben burda doğdum burda büyüdüm. Ben üҫüncü kuşaktanım, Türk kökenliyim ama aslında ben bir Alman‘ım, bir Bavyeralı‘yım, bir Münihli‘yim.  Burayı ҫok seviyorum, burası ҫok hoş bir yer. Buraya gelen insanlara burayı tanıtıyorum ve kendimi örnek göstererek , herşeyin böyle olmasını  gerektiğini ve düşündüğümün olması gerektiğini uyguluyorum. Yabancılar meclisiʼde buna fazla yeterli olmuyordu..Bundan dolayı da bir fiil politikaya girmek gerektiğine inandım.Tabii ki bu özel bir karardır.Bu karar ҫalıştığım yerleri ilgilendirmeyen karardı. Kendi kendime hangi partiler vardır deyip ,hangi partilerin, hangi politikaları var deyip CSU‘nun politikası benim hoşuma gitti.  Muhafazakar bir politikası var. Ailelere ҫok önem veren ve bu da benim iҫin önemliydi.  Ayrıca dindar bir parti. Bende bir müslüman olarak, islamiyeti yaşamak isteyen birisi olduğum iҫin CSU‘yu kendime yakın buldum.

2007 senesinde üye oldum. Kısa süre iҫindede yönetime seҫildim ve Yerel yönetici ve sekreter olarak da CSU Am Hart‘da devam ediyorum.

mestan2.jpg

 

N.S: 2014 Yılı Belediye Meclis seҫmlerinde Türk kökenli adaylar arasında  43. sırada aday gösterildiniz. Bu başarınızı neye borҫlusunuz? Ve Belediye Başkanı seҫilmiş olsaydınız hangi projeleri hayata geҫirmeyi isterdiniz?

Dediğim gibi 2007 senesinden beri  üyeyim ve partiye bir fiil tanıtıcı şekilde yardımcı oluyor ve üzerimize düşen ne vazife varsa yapıyor ve yerine getirmeyi sağlıyordum. Partide bunu gördüğü iҫin bölgem Am-Hart seҫimiyle beni Belediye Meclis adaylığına getirdiler.Ama ben burda 1.yada 2.olacağım diye bir iddiam yok. Yani ben bir koltuk peşinde değilim… Ben iki tarafı da yani yabancı kökenli göҫmenleri ve de yerli halkı aydınlatmak iҫin burdayım. Eğer Belediye meclisinde de olsam kendime verdiğim bir görev . CSU partisi yabancılar tarafından yanlış algılandığını sanıyorum  ya da öyle hissediyorum. Bunu düzeltmek benim iҫin bir görev. CSU Partisinin Politikasının da yabancı kökenli insanlara hitap ettiğini ve yanlış birşey olmadığını ben gösteriyorum.

Belediye başkanı olmuş olsaydım… Uzun senelerdir burda olduğum, burada doğdum ve bir üҫüncü kuşak olduğum iҫin… Eğitim konusu olarak okullarda ҫok büyük bir sıkıntılar var. Kendim yaşadım ve kendi ҫocuklarımda görüyorum. Bu konuda ҫok hassasım. Eğer belediye başkanı olursam, bu konuda eğitim ve değerlerin boşa gitmemesi iҫin uğraşırdım.

N.S: 2014 Yılı CSU Milbertshofen-Am Hart Bölge Komitesi adaylar arsındanda  7.Liste sırasından aday gösterildiniz. Peki  burdaki göreviniz nedir? Yaptığınız çalışmalar aldığınız görev itibariyle genç siyasetçilere neler  sunabilirsiniz?

Milbertshofen-Am Hart  benim bölgem ve ben zaten orada oturuyorum. Ordaki  arkadaşlarım dedi ki; Yerelde neler yapabilir, nasıl etkili olabiliriz. Tabii ki küҫük basamaktan başlamak lazım. Bende orda oturduğumdan ve bölgeyi iyi tanıdığımdan bana bu posizyonu uygun gördüler.

Burada görev itibariyle genҫ siyasetcilere küҫük projeler büyük belediyelerde de yapılabilinir. Dolasıyla  Milbertshofen-Am Hart  Münih‘te o manada  Türk ve yabancı kökenli bir ҫok göçmenin olduğu bir bölge. Burada örnek gösterilecek küҫük projeler yerel olarak da sunulabilinir.

Bizler Am-Hart bölgesinde ҫocukların okulda daha iyi olabilmesi iҫin böyle projeler yapmak ve bu projerin pozitif etkisini gördükten sonra da bütün Münih‘e yaymaktır.

N.S: Peki, Bölge Komitesine aday gösterildiğinizde  kafanızda nasıl bir  Milbertshofen-Am Hart vardı? Nasıl bir Milbertshofen-Am Hart ile karşılaştınız? Eğer ki siz önderlik yapsaydınız nasıl bir Milbertshofen-Am Hart olurdu?

Am-Hart  bölgesinde  %50 yabancı kökenli göҫmenler oturuyor. Gerҫekten  partilerin  bu konuda ҫalısmaları gerektiğini ve bizlerin politikada etkin olabilmek iҫin partilerde olmalıyız gerektiğini düşünüyorum.. Bizim üstümüzden bize sorulmadan  tahmini politikalar yapılıyor… Tabii ki bu da bizlerin  işin iҫinde olmadığımızdan, o yüzden yabancı kökenli insanlarımız kendi bulundukları bölgelerde bölge komitelerinini girmelerini öneririm. İşte o zaman ben de varım, ben de insanım yabancı kökenliyim sizler benimle alakalı politika yapıyorsunuz ama ilk önce benimle görüşüp,bu camiayı iyi bilen, iyi tanıyan biri olarak size de ben yardım gösterebilirim diye konuşmalılar. İşte bunu ben yapıyorum.
 ˮPolitika sadece seyretmekle yapılmıyorˮ.  Aktif olsunlar.

N.S: Almanyaʼda ve Türkiye'de siyasetçi olmak için sermaye mi? Yoksa fikir mi daha önemlidir?

Şimdi ben Türkiye‘deki politikayı ve siyaseti bilmiyorum, bunu aҫık ve net söyleyebilirim. Fazla takip etme imkanım da olmadı. Takip etme ihtiyacını da fazla hissetmiyorum. Ҫünkü ben burda doğdum, aburda büyüdüm ve gerҫekten bizim buradaki halkımızın burdaki yabancı kökenli insanların buradaki politikaya çok ihtiyacı var. Kendilerinin burdaki politikayla ilgilenmesi gerek. Bilhassa bizim Türk halkımız ҫok yakın Türkiye siyasetini takip ediyor. Güzel birşey, fakat getirisi ne?  Eğer ki burda yaşıyor, burda ҫalışıyorsak ve aile düzeni buradaysa; yani bütün hayatını burada yaşıyorsa, senede iki üҫ haftalığına Türkiye‘ye gidiyorsa. Türkiye‘nin politikasını, siyasetini bu kadar yakın takip etmesini boşa vakit harcaması diye nitelendiriyorum . Biz burada yaşıyoruz. Burada yaşıyorsak, burada vergi ödüyorsak, burada bizim haklarımız var. 40-50 senedir bu haklar verilmedi bizlere ve bir ҫok haktan mahrummuz. Bir örnek olarak söylüyorum. Bir Müslüman olarak… Almanya‘da bir Yahudi dini, Hiristiyan dini (Katolik ve Evangelisch) kabul edilmiş olarak sayılıyor. Bunuların haricinde islamiyeti kabul etmiyorlar iҫlerinde bir başka din yok ,yani islamiyet resmen kabul edilmiş bir din değil.

Biz burda 40-50 senedir yaşıyalım ve bir müslüman olarak bizim dinimiz kabul edilmemiştir.Buda büyük sıkıntılara sebeb oluyor.Yeri gelince biz burda yaşıyoruz, vergi ödüyoruz, buranın insanıyız diyoruz. Ama neden bizim dinimizde okullarda din dersi olarak verilmiyor diye hep bu sorular 10 senedir soruluyor. Buranın Politikacıları yahut kanunları diyorki: ˮSiz müslümanlar kabul edilmiş bir din değilsiniz.ˮIslamiyet kabul edilmiş bir din değildir. Almanya, Avrupa olarak biz bunu henüz kabul etmedik. Dolayısıyla böyle bir hakka sahip değilsiniz.ˮAma bende bir Hüseyin Mestan olarak diyorumki: burda yaşıyorsak İslamiyetin olamsı gerektiğini savunuyorum…
Ama kabul edilmemesinin sebebide bizler bir fiil burdaki politikanın iҫinde olmadığımızdandır. %90 olarak Türkiyede ne oldu ne bitiğini, hangi bakanlar istifa etti, yerine kimler geldi bunları ҫok iyi biliyoruz. Ama Almanyada burda oturduğumuz, burda ҫalıştığımız halde buranın politikasi siyaseti hakkında fazla bilğimiz olmuyor. İşte 2014 yılın 3.ayının 16.sında seҫim var ama kimsenin haberi yok.

Ama biz burda yaşıyor, burda ҫalışıyoruz. Benim bu konuda siyaset anlayışım. Türkiyede değil burda Almanyada doğdum, burda büyüdüm, Türk asıllı bir Müslumanım. Dinimide ҫok rahat yaşayan biriyim. Yeri geliyor ben bunu rahat olarak hangi yerde olursam  oluyum ,hangi toplantı olursam olayım eğerki namaz vakti gelmişse söylerim. Ben namaz kılacam yeriniz varmı bana bir yer sunabilirmisiniz diye sormuşumdur.. Bugüne kadar kimse bana bu konuda sen burda Namaz kılamasın böyle bir imkanımız yok denmedi. Ben işte bu yüzden Almanyada ve almanya politikasını izleme tarftarıyım.

mestankapak.jpg

N.S: Esasinda bensize siyasetci olmak için sermaye mi? Yoksa fikir mi daha önemlidir? diye sormuştum…

İşte bende o konuya gelecektim. Almanyada fikirler ҫok önemlidir. Sermaye hiҫ yok gibi birsey. Ben bu seҫimlere sermaye ayırmadım.ˮAma fikirler iyi olursa sermayeyi verecek insalarda olur.ˮ

N.S: Seçim dönemi yavaş yavaş yaklaşmakta. Neyin verdiği rahatlıkla seçimlere gireceksiniz? Bu konuda ҫalışmalarınız nasıl gidiyor?  Seçim dönemi için farklı kampanyalar düşünüyor musunuz veya neler yapılacak?

Ben ҫok rahatım 1.ben koltuk peşinde değilim. Benim bir idam yok illahiʼde olması gerekir diye bir düşüncemde yok. 2. Ben neysem oyum, ben rol oynamak istemiyorum veya gerek duymuyorum.

Ben burda doğmuş,büyümüş, burda eğitimini almış ve tamamlamış, işini takip eden Müslüman bir insanım ve bunuda heryerde söylüyorum. İşte islamiyeti tam yaşamaya ҫalısıyorum. Dolayısıyla bu benim hem kişiliğim hemde politikamdır. Ayrıyeten bazı adımlar atılacaktır nedir dersek internet üzerinden ҫalışmalarımız olacak. Belediye başkanımız Josef Schmid  bizi ҫok destekliyor. Biz otentisch, biz neysek oyuz. Aҫık ve net ҫok rahat. Tabiki herkes bizim politikamızı beyenmek zorunda değil. Öbür taraftan CSU yuz.

N.S: Bir siyasetci olarak maneviyat dünyanızı nasıl besliyorsunuz? Yapmak isteyip de yapamadıklarınız  var mı? varsa nelerdir?

Ben henüz tam bir siyasetci değilim. Ama güzel bir soru bu soruyu sormakla beni o siyasetci rolüne o koltuğa otutturmuş oluyorsunuz. Yani benim dediğim gibi benim iҫin beş vakit Namaz ҫok önemli ve benim en büyük maneviyatımdır. Günlük günün ortasında işin ҫok yogun olduğu zamanda bazı insanlar öğlen paydosunda bir yarım saat dışarıda dolaşır hava alır kafasını dağıtır ve biraz daha sakinleşir, Benimde namazım var,abtesimi alırım namazımı kılarım. Bende o şekilde sakinleşirim.

Gün ҫok hızlı, yoğun ve telefonlar hiҫ durmuyor. Herkes birşeyler istiyor. İşte günde böyle iki üҫ defa sıfırlamak gerekiyor başdan başlamak gerekiyor. Benim iҫin maniviyat manevi dünyam bu. Ben bu şekilde yavaşlıyorum, sakinleşiyorum. Aynı zamanda Aileme ҫok önem veriyorum zaman ayrıyorum.Ҫocuklarım küҫük onlarla ilgileniyor,vakit geҫiriyorum, onların benim iҫin ҫok menevi değerleri  var. Beni ҫok iyi besliyorlar, iyi bir enerji veriyorlar. Yapmak isteyip de yapamadığım aslında yok. Kendi kendimi ҫok böyle hesaba ҫekiyorum. Yapmak istediklerim arasında bir kaҫ projem var Allah izin verirse onları yerine getireceğim ama şuana kadar hedeflediğim herşeye ulaştım.

N.S: Politika hayatınızda Almanyave Türkiye siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim değerlendirmem biraz daha ekomomi üzerine olur.Türkiyeye uzaktan baktığımız zaman ekonomisi ҫok güzel, gelişmekte, geҫtigimiz 5-10 senenin iҫinde ilerledi.Bir avrupa iҫin esasında büyük bir fırsat Türkiye.Türkiyenin güzelliğinin, ekonomisinin bir fırsat olduğunu her iki ülke iҫin iyi getirisi olacağını henüz anlamış değil. Türkiyedeki politikacılar veya siyaset diyor ki:  işinize gelirse,öte yandan avrupa diyorʼki biz böyle istiyoruz! Bu yüzden aralarında bir ҫelişki var.Halbüki bir birini tamamlayan iki ülkeler. Aslında ҫok daha beraberce ҫalışabilinir, ҫok daha beraber ortak alanlarda bulunabilirler..

N.S: Her kesim tarafından benimsenmek pek mümkün olmayabilir ancak büyük bir kesimin sevgisi sizce nasıl kazanılır?  Lider bir siyasetçi nasıl olmalıdır?

Doğru olması lağzım ve herzaman doğru insanlar kazanır.Yaptığı işlerde doğru ve samimi olmalı. Bu iş hayatındada, Evlilik haytındada böyledir. Bence dürüs insan olmak lağzımdır.

N.S: Almanyaʽda yaşayan her Türk kökenli siyasetciye sorduğum gibi.Çifte vatandaşlık konusunda düşüncleriniz nelerdir?

Aslında ҫok güzel ҫözümler var.Şuanki ҫözüm ise burdaki doğmuş ҫocuklar. Eğer burda yaşıyorsa buranın vatandaşı fakat Türkiyede yaşıyorsa, vatandaşlıktan tam ҫıkartılmıyorlar ama Türkiye vatandaşı. Ben bu ҫözumü iyi buluyorum. Örnek olarak ben ingilterede yaşıyorsam ingiliz vatandaşıyım, Türkiyede yaşıyorsam Türkiye vatandaşıyım, ama ben Münihte yaşıyorsam buranın vatandaşıyım. Ben kimlik olarak Türk vatandaşı değilim.Burda yaşıyorum ҫünkü buranın insanıyım.

Ben Türkiye izne gidiyorum.Türkiye vatandaşlığı nezaman bana gerekli? Orda yaşamaya karar verirsem, oranın vatandaşlığı bana lağzım  olabilr. Ozaman ben oranın vatandaşılığını almalıyım. Dolayısı ile ҫifte vatandaşlık derken diğer vatandaşlığı, kimliği kapatmamak lağzım. Bu güzel bir ҫözüm olur. Yani şuanki seçeneği bunu genҫlerimize aҫtılar ve bu şekilde uygulamaya başlıyacaklar. Engüzel ҫözüm bu. Sadece burda doğup büyüyenlere değilde, bütün yabancı kökenli vatandaşlara bunlarıda sunmalılar. Burda yaşadığın müddetce buranın vatandaşı ama ülkene dönüp orda yaşadığın süredeʼde oranın vatandaşlığını almaldır. Yani ben nerde yaşıyorsam oranın vatandaşıyım. %51 burda %49 baska yerdeysem %51 olan yer benim vatanımdır.Vatandaş kimlikten ҫıkartılması iyi birşey değil. Ben 1995 senesinde babamlarla otamatikman Alman vatandaşlığa geҫtik. Benim iki vatandaşlığım var ama tabiki bende düşünüyorum ne yapacağım diye askerliğim 38 yaşına kadar tescili ve ben 36 yaşıma giriyorum. Şimdi Türk vatandaşı olmak benim iҫin dezavantaj. Ya bir 15 bin € verip askerliğimi yapacağım yada ҫıkacağım.

N.S: Peki Almanyada askerlik yapmiyormusunuz?

Hayır Askerlik kalktı hata siz muayene ҫağrılıyorsunuz ve muayeneden sonara bir ҫağrılanlar oluyor ve birde ҫağrılmayanlar olur. Bende o muayeneden sonara ҫağrımayanlardan oldum. Muayenemde  sağlam olarak verildi. Beni ҫağırmadılar. Bende sordum neden beni ҫağırmadılar diye bir baktım birҫok kişide böyle olmuş yani askerlik muayeneside bir kura gibi birini ҫekmisler birini ҫekmemişler.Bende o ҫekilmeyenler arasındayım. Kimseyede bunu söylemişler. Eğerki ҫekilseydim zaten ben social devlet hizmetiʼlisi yani sivil olarak askerlik yapacaktım.

N.S: Peki, bu zamana kadar böylesine yoğun bir siyasi yaşamın içerisinde hiç “neden bu işin içindeyim?” dediğiniz oldu mu? Ya da yorulduğunuzu hissettiğiniz bir an?

Hisediyorum hergün yoruldugğumu, fakat benim Enerji aldığım birtakım şeyler var. Dinim, Namazım, Allahım var buralardan ҫok enerji alıyorum ve hayatımın boşa gitmediğini görüyorum. Ben boş yaşamıyorum, ben birşeyler yapıyorum birşeyler yapmaya birilerine faydalı olmaya ҫalışıyorum.
Bunlar bana enerji veriyor yorgunluğumu alıyor. Ailem var onlara ҫok önem verim, onlara ҫok vakit ayırım. Buda bana enerji verir vede beni dengede tutar. Eğer ki bunlar olmasaydı uğraşıyoruz uğraşıyoruz boşuna olmuyor diyenlerdenʼde değilim. Herzaman bardağın dolu tarafından bakanlarındanım. Pozitiv düşündüğüm iҫin ne olursa olsun.Yorulsak bile boşa yorulmuyoruz.

N.S: Biliyorsunuz ki Belediye Meclis seҫmlerinde Türk kökenli adaylar arasında Genҫ dinamik Politikacımız Serdar Duran bey 30. Sıradan aday gösterildi. Sizece size rakip olabilirmi?

Olamaz! Serdar bey genҫ ve ben kendisini şahsen tanımıyorum. Politikiya yeni girmiş birisi.Öğrenci daha öğreneceği ҫok şeyler var.Tabiki Serdar beyʼle aynı partiden olduğumuz iҫin onu destekliyeceğim.Tabiki birbirimizi destekliyeceğiz.Kendisini rakip görmüyorum.Biliyorsunuz röportajımızın başlarında söylediğim gibi benim bir koltuk davam yok. Ben girdiysem burya, burdaki insansanları etkiliye bilirsem aydınlata bilirsem. Bunlar benim iҫin hep kazanҫtır.

Eminimki Serdar beyde iyi olmasaydı 30. Sıradan gösterilmezdi. Yanlız farkımız. Ben seҫilerek  43.sıraya geldim. Serdar bey ise dışardan getirildi ve böylelikle girmiş oldu.

 

 

Teşekkürler. Şimdi ikinci bölümümüz. Her röportajımda sorduğum gibi  sizede Tek kelime ʽlik sorular soracağım, birkaç kelime ile cevap istiyorum.

 

MÜNIH: Ҫok güzel bir şehir, yeşilliği ile.

GURUR:  yaptığım iş, Ailem.

GÜÇ:  İşim, Ailem.

PROFESÖR: olmak lağzım.

POLİTİKA: gerekiyor.

BABA: iyi bir babaya sahibim.

İNSAN: iyi insan olmak gerekiyor, bu dünyada dürüst olmak gerekiyor

ÜMİT: bütün insanlar ümitli olmamız lağzım.

GEREKLİ: Siyaset

HASRET: Türkiyeye

TÜRKİYE: Güzel bir ülke

EVLAT: Sevgisi lağzım, ҫocuklarımı ҫok seviyorum.

Ҫok teşekkür ediyoruz bizi kabul ettiniz. Çok güzel bir söyleşi olduğuna inanıyorum. Sizi tanımaktan çok memnun olduğumuzu ve başarılarınızın devamını diliyoruz.

Bu haber toplam 4264 defa okunmuştur
YORUMLAR
Demogojinin dibine vurmussun
Mehmet Ali karan
Nasıl ezberci nasıl boş keseden salladıgınız nasıl samimiyet ve gerçeklerden uzak ve din arkasına saklanıp dini nasılda kişisel çıkarlarınız ve siyasete alet edip üyesi olduğunuz partiye bile ters düşdügünüz sevimsiz nahoş fikirleriniz tezleriniz ve başkalarını egonuz uğruna nasıl gıyabında beyanlarda bulunduğunuzu hayret ibretle okurken sizin çok tehlikeli biri olabileceğinizi ve kimseye hiç bir hayrınızın dokunamıyacagı kanaatine vardım . Türk ve müslümanları Allah sizin gibilerden korusun
30 Aralık 2013 Pazartesi 19:53
78.175.133.79
ÇOK OKUNANLAR