ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
13.5483
EURO
15.3139
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DÖVİZ CİNSİNDEN MEVDUAT HESAPLARI VE FİNANSMAN AÇIĞIMIZ.
28 Aralık 2021 Salı 21:54

DÖVİZ CİNSİNDEN MEVDUAT HESAPLARI VE FİNANSMAN AÇIĞIMIZ.

Değerli Gazeteci Yazar Mustafa Fındık'ın son gelişmelere ışık tutan makalesini siz sayın okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.
 
 
DÖVİZ CİNSİNDEN MEVDUAT HESAPLARI VE FİNANSMAN AÇIĞIMIZ.
TÜRKİYE’ DE BANKALARDAKİ DÖVİZ HESAPLARI  235 MİLYAR ABD DOLAR’ I SEVİYESİNDE...
 
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaşamakta olduğu sosyal dalgalanmalar, terör belası ve iç ve dış güvenlik tehditlerinin yanısıra,  “ tarihinin en ağır ekonomik sukıntısını” yaşıyor...
Türkie Cumhuriyeti Devleti yurt dışında yaşayan 6 milyon vatandaşıyla birlikte nüfusu 90 milyona ulaşan, tarihi kökleriyle “ büyük devlet” tanımına uygun bir devlettir.
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti diğer 6 bağımsız Türk Devleti  ve “ kültür-gönül coğrafyamızda yaşayan” toplam ikiyüz milyon Türk ile, ‘300 milyonluk bir Türk varlığının’ başarılarıyla iftihar edeceği, başarısızlığıyla  kahrolacağı bir ‘taraftar’ soydaş topluluğuna sahip güçlü bir devlettir.
Son alınan ekonomik önlemlerle ‘enflasyon canavarı’ nın belinin bükülebileceği’ kanaati oluştuysa da , güven eksikliğinin giderilmesi için alınması gerekli bir dizi tedbirler, yapılması gereken birçok icraat daha vardır.
 
TASARRUF ÖNCE DEVLET KURUMLARI’ NDA  BAŞLAMALI.
 
Her ne kadar Devlet’ in tepe noktalarından,” İtibardan tasarruf olmaz” tarzında beyanatlar verilmekte olsa da; bilinen bir gerçek var ki ; Türkiye Cumhuriyeti Devleti  
“ ekonomik gücü ile mütenasip olmayan bir şekilde” debdebe, şaşaa ve lüks bir harcama ile hayatını sürdürmektedir. Başta Devlet’ e ait uçak filosu ve resmi makam  araçları saltanatı olmak üzere. tasarruf yapılabilecek bütün kalemlerde masraf kısmaya gidilmelidir.
 
MAKAM ARACI SALTANATI SONLANDIRILMALIDIR.
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sadece makam aracı saltanatını ‘kısıtlasa’ milyarlarca lira tasarruf sağlar. Kamuda sayıları 125 bini bulan makam aracı sayısı ile. Avrupa’ da liderliği elinde bulundururken bu rakam  2021 verilerine Fransa’ da 65 bin, İtalya’ da 29 bin Almanya’ da ise sadece 9 bin arac mertebesindedir... Türkiye’nin “ özel koşullarından dolayı, güvenlik tedbiri kapsamında nüfusunun denk olduğu Almanya’ nın makam aracı sayısının iki misli araca gereksinim duyacağını varsaysak bile 100 bin cıvarındaki aracın kullanım dışı tutulması akılcı bir çözüm olabilir. Kabaca bir hesapla bir aracın yakıt, amortisman vs. giderleri devlete aylık maliyetinin 10 bin₺ olduğunu hesaplarsak bu rakam  ayda  1 milyar ₺, yılda 12 milyar ₺ eder. Bu arada ‘hizmet dışı kalan’ 100 bin aracın da ‘ortalama olarak’ her biri 250 bin ₺’ den satılsa bir defaya mahsus 25 milyar ₺ elde edilebilir.
Sadece makam aracından yapılabilecek bu tasarruf bile göstermektedir ki ‘savurganlık’ ile itibar aynı şey değildir... Aynı şekilde kamuya ait lojmanların kiraları da normal piyasa şartlarına uygun hale getirilmelidir.
 
VATANDAŞLAR DA  ‘ELİNİ TAŞIN ALTINA’ KOYSUN.
 
20 aralık 2021 tarihinde açıklanan ‘yeni ekonomik model’ ile birlikte bir gecede ABD Dolar’ ı Türk Lira’sı karşısında %35 seviyesinde değer kaybetti ve ‘psikolojik üstünlük’ Türk Lira’sına geçti. Aslında açıklanan model yeni değil, 1970’ li var olan Dövize Çevrilebilir Mevduat Hesabı (DÇM)’na geri dönmekti. 
 
Her ne olursa olsun, Türk Lira’ sının değer kazanması herkesi memnun etmelidir. 
Öte yandan devlet’ten beklenilen fedakarlığın (başta tasarruf tedbirleri olmak üzere) yanı sıra vatandaşlarımızın 
 
Yastık altı birikimlerini ve döviz cinsinden olan mevduatlar ekonomiye kazandırılmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti bankalarında toplam 235 milyar ABD Doları ve ‘yastık altı birikimi olarak ‘ evlerde bulundurulan 250 milyar ABD Doları’nın ekonomik sisteme dahil edilmesi konusunda da vatandaşlarımızın özveri göstermesi gerektiği kanaatindeyiz.
Unutmayalım ki, saygın, uluslararsı itibarı yüksek bir devletin yurttaşı olmak, ‘itibarsız’ bireysel zenginler topluluğu fertleri olmaktan daha evladır.
 
Bizlere düşen görev; güçlü, bağımsız, müreffeh, tarihi misyonuna yakışan, mazlumlara yardım elini uzatan, soydaşları ve kültür coğrafyasındaki kardeş ülke ve topluluklar işbirliğini gözeten bir devlete sahip olmak için gerekli çabayı sarfetmek, aynı ‘şuura sahip’ siyasi kadroların ülkemizi yönetmesini sağlamak olmalıdır.
Bu haber toplam 286 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR