ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
5,7332
EURO
6,5830
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Elif Cındık-Herbrüggen Haberbayerne konuştu
10 Eylül 2018 Pazartesi 10:21

Dr. Elif Cındık-Herbrüggen Haberbayern'e konuştu

Psikiyatrist, psikoterapist ve halk sağlığı uzmanı Dr. Cındık-Herbrüggen, göçmenlerin sağlık politikasındaki yeri konusunda verdiği sayısız konferanslarla Almanya genelinde tanınmaktadır. Nöro-psikiyatri Riem merkezinin şefi Dr. Elif Cındık-Herbrüggen, Ha

 

Haber Merkezi - Münih

Dr. Elif Cındık-Herbrüggen, 1970 yılında İstanbul'da doğdu. Bir yaşında ailesiyle Almanya’ya gelen Elif Cındık, Frankfurt ve New York'ta aldığı tıp eğitiminin ardından, doktora tezini ve halk sağlığı uzmanlığını Boston'daki Harvard Üniversitesi’nde tamamladı. Cındık, Münih’te kendine ait psikiyatri üzerine sağlık merkezi çalıştırmaktadır. Ayrıca Bavyera Entegrasyon Konseyi’nin üyesi olan Dr. Cındık-Herbrüggen, özellikle göçmenlerin sağlık politikasındaki yeri konusunda verdiği sayısız konferanslarla Almanya genelinde tanınıyor. Dr. Elif Cındık-Herbrüggen, Haberbayern’in sorularını cevapladı.

Dr. Cindik-Herbrüggen, sizin gibi, göçmenlerin ve sığınmacıların sorunları ile ilgilenen psikoterapistler ne durumda ve ne kadar zorlanıyor?

Meslektaşlarımın çoğu göçmen ve sığınmacıların sorunları ile ilgilenme noktasında geri planda durmayı tercih ediyor. Çünkü farklı kültürlerden gelen ve Almanca konuşmada yetersiz olan kişiler ile terapi yapmanın ne kadar zor olduğunu biliyorlar. Kaldı ki içerisinde birçok değişken etken barındıran bu tür çalışmalar gönüllü olarak yapılamayacak kadar da zor gözüküyor. Eğer psikoterapistler tarafından terapi uygulama yoluna gidilecekse, terapinin ne kadar süreceği, hangi formatta yürütüleceği ve nasıl ödeneceği ile ilgili sorular da cevapsız kalıyor.

Bu uzman eksikliğine yönelik veya alternatif çözümler neler olabilir?

Göçmen ve mülteci statüsündeki insanlarla ilgilenmek, sürdürülebilir muayene, sürdürülebilir tedavi kavramları ve yapıları geliştirmek zorundayız. Hasta bakımında gereken özel koşulları tanımlamak ve hepsinden önemlisi, bu durumu önemseyen sağlık çalışanlarına öğretmek gerekir. Tabii ki, dil engeline bir çözüm bulmak amacıyla, iletişimin daha düzgün olması için göçmen ve sığınmacıların ana dillerini konuşan göçmen işçilere de istihdam sağlamalıyız.

Günlük hayatta mücadele etmek için en çok neye sahipsiniz?

Göçmen ve sığınmacıların bakımının geniş kapsamlı olduğunu biliyoruz. Göçmenlerin sadece tıbbi hizmetin yeterliliğiyle ilgili değil, aynı zamanda göç ve iltica prosedürüyle de ilgili korkuları mevcuttur. Göçmenlerde olduğu gibi, diğer takım çalışmalarında da çoğu zaman eksikliklerin yaşandığı ayriyeten sosyal-tıbbi konular oluyor. Yetkili makamlar her zaman ilgilidir. Bu noktada kontroller yapılmalı, tedavi düzgünce kültürel ve dil bilgisi yeterliliği dikkate alınarak profesyonel bir şekilde yürütülmelidir. Bu her zaman öyle olmuyor, süreç daha uzun sürebiliyor, hastalar arasında ciddi problemlere sahip olanlar yoğunlukta oluyor. Biz de şartlar gereği yetersiz kalabiliyoruz ve böylelikle planlanan terapi sürecini hayata geçirmekte zorlanabiliyoruz.

Göçmenlerinruh sağlığının iyileştirilmemesi sağlık sisteminde ne tür sonuçları beraberinde getiriyor?

Terapi olarak desteklenmeyen hastaların rahatsızlıkları belli bir süre sonra kronikleşir ve hastalık ileride daha kötü sonuçlara yol açabilir. Biz sınırlıkaynaklarla çoğu zaman iyi şeyler yapabiliriz. Bir anti-depresanın maliyeti fazla değildir, ancak hastanın günlük yaşamını daha iyi bir duruma getirebilir ve geleceğini daha olumlu bir yönde değiştirebilir.

elff.jpg

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR