ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
7,8031
EURO
9,1075
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ekonominin can damarları Fuarlar.
28 Aralık 2013 Cumartesi 00:52

Ekonominin can damarları Fuarlar.

Küresel ekonominin çarkları zaman zaman sıkışsa, zorlansa da üretim maratonu hız kesmeden devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında üretilen mal ve hizmetlerin görücüye çıktığı yerlerse, ekonominin pazar yerleri olan fuarlar...

Derleyen: Nilgün Stauch

Küresel ekonominin çarkları zaman zaman sıkışsa, zorlansa da üretim maratonu hız kesmeden devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında üretilen mal ve hizmetlerin görücüye çıktığı yerlerse, ekonominin pazar yerleri olan fuarlar... Üreticileri bir araya getirmesi, yeni iş anlaşmalarının yapılması, sektörlerin ne durumda olduğunun takip edilmesi ve ekonomiye ivme kazandırması açısından fuarlar, küresel ekonominin can damarları olarak çok önemli bir konuma sahip.

Fuar, ticaret sözlüklerinde, “Ticaretle ilgili ürün ya da hizmetlerin, teknolojik gelişmelerin, bilgi ve yeniliklerin tanıtımı, pazar bulunabilmesi ve satın alınabilmesi, teknik iş birliği, geleceğe yönelik ticari ilişki kurulması ve geliştirilmesi için, belirli bir takvime bağlı olarak, düzenli aralıklarla genellikle de aynı yerlerde gerçekleştirilen bir tanıtım etkinliği” olarak tanımlanıyor. Hepimizin aşina olduğu semt pazarlarının küresel ölçeklere yayılmış hali olarak tanımlamak da sanıyoruz yanlış olmayacaktır. Çünkü fuarlar, alıcı ve satıcıları buluşturan en temel organizasyonlardır.

Fuarlar, sürekli devinim halindeki ekonomik faaliyetlerin yönelimine bağlı olarak farklı amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilebiliyor. Örneğin tarım, endüstri ve her türlü tüketim mallarının birlikte ve çeşitleriyle (mamul, yarı-mamul ve hizmet) sergilendiği fuarlar “Genel Fuarlar”; özel olarak belirli bir sektöre odaklanan, ilgili bir konuda üretilen ürün ya da hizmetlerin sergilenmesine izin verilen ve genellikle o sektörle ilgili hedef kitleler tarafından ziyaret edilen fuarlar ise “İhtisas Fuarları” olarak tanımlanıyor.

Toplumun her kesimine açık olan ve tüketim mallarının sergilendiği fuarların ticaret sözlüklerindeki anlamı ise “Tüketici Fuarları” olarak tanımlanmış. Bu fuarlarda ziyaretçilerinin çoğunluğu, fuarın düzenlendiği merkez ve komşu merkezden gelen insanlardır ve tüketici fuarları bu anlamda, belirli bir bölge ya da ülkede dağıtım ağı bulunan ürünler ile şirketlerin tanıtım ve satışlarını geliştirmeleri açısından çok önemlidir.

Elbette ulusal ve uluslararası fuar organizasyonlarını da unutmamak gerek. Ulusal fuarlar, düzenlendiği ülkenin kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilir ve başka bir ülke kuruluşunun katılımına izin verilmezken, uluslararası fuarlar ise birçok ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen ve fuara katılan firmaların kendi ülkelerinin ekonomik, teknolojik, kültürel-sosyal düzeylerini ve imkânlarını ortaya koyarak uluslararası bir tanıtma stratejisi izlenen fuarlardır. Uluslararası fuar organizasyonlarının en bilinen örneği, EXPO Fuarı’dır ve altı ay boyunca devam eden EXPO'lar hem düzenlendiği ülkenin hem de katılımcıların ürün ve hizmetlerinin tanıtıldığı, teknolojik gelişmelerin sergilendiği, gelecek vizyonların yansıtıldığı bir iletişim platformu olarak tüm dünya ülkelerince önemsenir.

Neden daha az yurtdışı fuara katılıyoruz?

Turizmin ülkemiz için önemini tekrarlamıyalım. Bütün Dünya ülkeleri artık sayıları her yıl 1 milyarı geçen seyahatseveri kazanmak için inanılmaz bir yarış içinde. Bunun için uluslararası arenalarda giderek artan rekabete katılmak için boy gösteriyor. Turizm fuarları başta olmak üzere workshoplar, road showlar, kültürel ve turizm tanıtımları ile diğer internet, sosyal medya gibi tanıtım enstrümanlarını kullanıyor.

Biz de bakanlık, sektör birlikleri ve özel kuruluşlar ile bu tanıtımları yapıyoruz. Ancak diğer ülkeler bu tanıtımları artırırken bizim neden azalttığımızı anlamak zor.

Elbette uluslararası turizm fuarları tek başına genel tanıtım için yeterli değildir ama tanıtımın en önemli enstümanıdır.Bu nedenle bu yazımızda ağırlığı bu fuarlara vereceğiz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı her yıl katıldığımız yurtdışı turizm fuarlarının sayısını bu yıl iyice azalttı. 2014 yılında katılınacağı açıklanan 125 yurtdışı turizm fuarı, 2008 den buyana en düşük fuar katılımı olacak. Birçok büyüyen pazarda ve alternatif turizm çeşitlerine dönük gerçekleştirilen turizm fuarlarında Türkiye’nin yeterince yer almaması dikkat çekici.

2008 Yılında 142 yurtdışı turizm fuarına katılan Türkiye, 2009’da 132, 2010’da 142, 2011’de 153, 2012’de 157 turizm etkinliğine katılırken 2013 yılı sonunda 135 fuara katılacak. 2014’de ise toplam fuar sayısı 125’e düşürüldü.

2014 yılında ana pazarlarımız olan Almanya’da 11 ve Rusya’da 4 turizm fuarına katılacağız. Diğer önemli pazarlarımız olan İngiltere’de 4, Hollanda’da 3, Fransa’da 6, İtalya’da 3 ve ABD’de 8 turizm etkinliğine katılırken, büyüyen pazarlar olarak öne sürülen BRICS ülkelerinden Brezilya’da 2, Hindistan’da 4, Çin’de 7, Avustralya’da 1 ve Güney Afrika’da 1 fuarda yer alacağız.

Bakanlığın listesinde yer alan ülke sayısı ve bu ülkelerde katıldığımız fuar sayısı normal karşılanabilir.

Dünyadaki tüm turizm fuarlarına da katılalım diyemeyiz. Ancak seçilen fuarlardan tutun da, turizm çeşitlerine göre, katıldığımız fuarlara verdiğimiz öneme göre ayrılan stand alanı ve bütçeler acaba yeterlimidir?

Yıllardır değişmeyen kemikleşmiş fuarlar var. Bu fuarlarda pazarın önemine göre yeterli stand alanı alabiliyormuyuz, bu alanı ve bütçesini değiştirebiliyormuyuz? Pazar araştırmalarını yeterli düzeyde yapabiliyormuyuz ? Yurtdışı turizm ofislerimizin dışında sektörden, kuruluşların görüşlerinden ne ölçüde yararlanıyoruz?

Bu yılın listesine baktığımızda bu sorulara olumsuz yanıt vereceğimiz birçok örneği görüyoruz. Ama yine de 2000’li yıllarda gördüğümüz, çok önceden iptal olmuş birçok fuarın yıllarca bu listelerde yer aldığını artık pek görmediğimiz için memnunuz!

Turizm değişiyor,çeşitler artıyor, seyahat edenlerin konjonktürü de her yıl çeşitli ekonomik ve sosyal nedenler yüzünden farklılıklar gösteriyor.

90’lı yılların sonlarında sıkça yazdığımız ve sonunda İstanbul Kongre Bürosunun kurulması ile katılmaya başladığımız MICE fuarların IMEX, EIBTM, CONFEX gibi önde gelenlerine artık sürekli katılıyoruz. Ancak değişen pazar konjonktürü ile başta Asya ve Avustralya olmak üzere birçok yeni MICE fuarı hala görmezlikten geliyoruz. Amaç kitle turizmi olunca Hindistan, Çin, Avustralya ve diğer birçok ülkedeki MICE fuarları pek önemsemiyoruz.Yoksa hala ülkemize kongre turizmi için gelen bir turistin bıraktığı dövizin herşey dahile gelenden çok daha fazla olduğunu farkedemedik mi?

2012’de ancak 100 bin turistini gönderen ekonomik krizdeki Macaristan’daki fuar için 150m2 yer ayırırken, mesela Hindistan’daki ITCM-India ya da Avustralya’daki AIME’ye neden yıllardır hiç katılmayız?

Bu konuda benzeri örnekleri kıyaslayarak çoğaltabiliriz.

Bir diğer konu da PATA, ATF gibi Asya ve Pasifik ülkelerinin önemli birliklerinin yıllık genel kurulları.Bu genel kurullarda çok ilginç konular turizm masasına yatırılır, konumuz bu değil de, ayrıca turizm fuarları da düzenlenir.Bu fuarlardan haberdarmıyız?

THY’nin neredeyse hemen her ülkesine uçtuğu Afrika ülkelerinde yalnızca G.Afrika’daki 1 fuara katılıyoruz. Gelişen Afrika ülkelerinin turistini neden önemsemiyoruz? Kuzey Afrika ülke fuarlarında ve büyüyen bu pazarın en büyük organizasyonu olan ATA-Afrika Turizm Organizasyonu’nun her yıl farklı bir Afrika ülkesinde geçen Genel Kurullarında neden yer almıyoruz?

Sonuç olarak büyüyen pazarlardaki birçok fuarın dışında MICE, sağlık, kültür, din…gibi turizm çeşitlerine dönük birçok önemli ve yeni turizm etkinliklerine katılmıyoruz.Bakanlığın artık tanıtım bütçesi yaparken önce bu turizm çeşitlerine göre ve sonra da gelişen farklı pazarlara bakması gerekiyor.

Kaynak: WORLD OF TRAVELLER/ SUAT TORE ve LOGILIFE

Resim: Google

Bu haber toplam 3007 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR