ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
3,6580
EURO
4,3278
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Genç Kalmanın Sırrı Meditasyonda...
10 Şubat 2012 Cuma 22:38

Genç Kalmanın Sırrı Meditasyonda...

Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler, yapmayanlara göre biyolojik olarak daha gençtirler ve öyle de görünürler.

Düzenli olarak meditasyon yapan kişiler, yapmayanlara göre biyolojik olarak daha gençtirler ve öyle de görünürler. Araştırmalar, uzun süredir meditasyon yapan kişilerin biyolojik yaşlarının kronolojik yaşlarına göre on iki yaş daha genç olduğunu göstermiştir! Diğer çalışmalar, yaşla ilgili bazı hormonal değişimlerin düzenli meditasyonla yavaşlatabileceği hatta geriye çevrilebileceğini ortaya koymuştur. Bu, emrinizde olan en etkili anti-ageing silahlarınızdan biridir.

İyi hissettirmesine ve daha birçok faydasına rağmen, bazı insanlar hâlâ meditasyona karşı çok önyargılı. Çoğuna göre meditasyon, tütsüler arasında bir şeyler söyleyerek saatlerce bağdaş kurup beklemekten ibarettir. Ama gerçek şu: meditasyon siz ne isterseniz odur, ayrıca zihninizin ve sinir sisteminizin sakin bir vakit geçirmesini sağlayıp vücudunuzu anti-ageing moduna sokar.

Meditasyonun dini bir yanı yoktur. Bütün ruhani, maddi ve sosyoekonomik sınırların ötesindedir. Yararı o kadar çoktur ki, neredeyse sağlığınız ve cildiniz içiniz yapacağınız en iyi şeydir.

Meditasyonun size ne gibi faydalan olur ?
Öyle hızlı ilerleyen hayatlar yaşıyoruz ki, adrenal bezlerimiz sürekli bir şekilde, bu strese cevap olarak kortizol ve adrenalin salgılıyor. Meditasyon sırasında derin bir anti-ageing, rahatlama moduna girersiniz; vücudunuz oksijen tüketimini azaltır, nefes alıp verme hızınız yavaşlar, kandaki laktat (yüksek laktat seviyeleri endişe, düşük laktat seviyeleri ise sakinliğin göstergesidir) seviyeniz düşer. Adrenal bezleriniz daha az adrenalin ile noradrenalin üretir ve daha az yaşlanmayı hızlandırıcı kortizol pompalar.

Birleşik Devletler Madison’daki VVisconsin Üniversitesi’nden araştırmacı Richard Davidson, meditasyonda prefronla (frontal lobun ön kısmı) kortekste yaşanan etkinliğin beynin sağ lobundan sol lobuna olduğunu göstermiştir. Olumsuz duygular hisseden biri sağ-prefrontal odaklıdır; sol-proferontal odaklı olanlar daha coşkulu ve ilgilidirler; diğerlerine oranla daha fazla rahatlarlar ve mutlu olurlar. Davidson’un araştırmaları şunu da gösteriyor ki, düzenli meditasyon sayesinde beyin içine girdiği “savaş ya da kaç” modundan çıkıp bir kabul edişe doğru gidiyor ve bu da mutluluğu artırıyor.

Diğer çalışmalar düzenli meditasyonun, yaşla beraber ortaya çıkan sayısız problemi yok etmeye yarayan DHEA hormonunun üretimini artırdığını göstermektedir. DHEA, insanın ruh halini, cinsel isteğini, sabit vücut yağı oranını ve yüksek enerji seviyelerini düzenler. DHEA aynı zamanda bağışıklık sistemi ve beyni güçlendirir, stresle daha kolay başa çıkabilmemizi sağlar, kandaki lipidlerin (yağ) oranını düzenleyerek kalbimizi korur. Genç ve sağlıklı bir vücutta DHEA, diğer cinsiyet hormonlarıyla beraber bütün bu hormonların sağlayacağı faydaları sağlayan östrojen ve testosterona dönüşürler.

Buna ek olarak, DHEA stres hormonu kortizolün vereceği zararlara -yüksek seviyelerde hafıza kaybı, hızlı yaşlanma ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi- karşı korur. Kortizol seviyeleri DHEA’ya rağmen yükselirse, DHEA/kortizol oranınızda bir dengesizlik meydana gelir ve bu da hızlı yaşlanmanın ana nedenlerinden biridir. Kronik yüksek kortizol ve düşük DHEA seviyeleri hemen hemen bütün büyük hastalıklarda ve hızlı yaşlanmada rastlanılan bir durumdur. Yüksek DHEA , öte yandan, sağlıklı kalmayı, vücut sistemlerinizin kendilerini yenilemelerini sağlar. 

Kaynak: mailce.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR