ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
3,6580
EURO
4,3278
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İnsanın En Önemli Organı Beyin Hakkında Ne Biliyoruz?
18 Temmuz 2011 Pazartesi 22:30

İnsanın En Önemli Organı Beyin Hakkında Ne Biliyoruz?

İnsan, hafıza gücüyle küçük yaştan başlayarak sayısız şeyleri ezberleyip hafızasında tutmakta, kafasını bilgi ve kültür hazinesi kılmaktadır. Çalışan bir insanın beyni, görünmez zengin bir kütüphane, eşi bulunmaz bir bilgisayar, icad , buluş ve çözüm kayn

Allah insana öyle bir zekâ, hafıza ve beyin gücü vermiştir ki, bu güçle can yaratmanın ve yoktan var etmenin dışında insanın yapamayacağı bir şey yoktur. Yeter ki, kendisindeki bu cevherleri tanısın, korusun ve kafasını çalıştırarak bunlardan yararlanmasını bil sin.

 

Gereken gıdasını versin, onları korusun ve aşırı yormasın. İn san zekâ gücüyle inanılmayacak kadar nice zor şeyler yapmış ve yapmaktadır. Denizlerin üzerinde süzülüp gitmekte ve derinliklerine dalmakta. Göklere yükselip feza hakimiyeti için yarışmakta ve füze savaşına hazırlanmakta. Yerin binlerce metre derinliklerine inip gizli hazineleri çıkarmakta ve bitmez servete sahip olmaktadır. Doğadaki Her şeyi kendi yararına ve düşmanlarının zararına kullanmakta.

İcad ettiği, dünyadaki bütün canlıları birkaç saatte yok edecek güçlü silahlarla yetinmeyip, daha korkuncunu yapma yolunda yarışmaktadır. Daha da nice şeyleri de yapacaktır.

İnsan, hafıza gücüyle küçük yaştan başlayarak sayısız şeyleri ezberleyip hafızasında tutmakta, kafasını bilgi ve kültür hazinesi kılmaktadır. Çalışan bir insanın beyni, görünmez zengin bir kütüphane, eşi bulunmaz bir bilgisayar, icad , buluş ve çözüm kaynağıdır.

Paha biçilmez böyle bir servete, benzeri bulunmaz böyle bir güç kaynağına sahip olan insan, ne yazık ki kendini ihmal etmektedir. Bu yüzden de bir çokları insanlığını anlamadan ve kendindeki giz li hazineyi keşfetmeden ölüp gitmekte, yaşadığında bir türlü huzur bulamamakta ve mutsuz yaşamaktadır.

Görünüşte az farkla birbirlerine benzeyen insanlar çalışma, kazanma, beceri, başarı, yükselme, servet, sağlık, huzur ve mutluluk bakımından birbirlerinden ne kadar farklıdırlar.

Kimileri birkaç işi bir arada yürüterek büyük kazançlar sağlarken, bazıları en kolay işin üstesinden gelememekte ve karnını doyuramamaktadır. Sayısız gökdelenlere sahip olanların yanı sıra, başını sokacak küçük bir kulübesi olmayan nice fakirler var. Bir yanda beyin gücüyle dünyayı idare edebilen kafalı insanlar, diğer yan dan kendi kendini idare edemeyen acizler.

Ahlâk kurallarını hiçe sayan, namusunu ve ailesinin şerefini ayakları altına alıp diskoteklerde ırz ve fazilet düşmanlarının arasında elden ele gezen gül gibi solup giden genç kızları ve sülalesinin şeref ve haysiyetini düşünmeden en kutsal varlığını pazara çıkararak ahlâksızlık üreten ve yuvalar yıkan hayat kadınlarını düşünün; bir de üstün zekâsıyla, olumlu ve tutumlu davranışlarıyla kadınlık sanatını kullanarak kocasını çekip çeviren, evine bağlayan, ona her gün taptaze yeni bir hayat yaşatarak başarılarına yardımcı olan paha biçilmez en yüce saygıya ve sevgiye lâyık mümtaz kadını düşünün. Küçücük evini düzene koyamayan da kadın, ülkeleri idare eden de kadın.

Görünüşte ikisi de kadın, ama aradaki farka bakın. İnsanlar arasında bu büyük farklılıkların sebebi nedir?

Başlıca sebep beyindir. Başarılı ve yararlı olan iyi kimseler beyinlerini doğru yönde çalıştırırlar; şeref ve mevkilerini, ailelerinin, milletlerinin ve vatanlarının şerefini yüceltiyorlar. Dini görevlerini de yaparak Allah’ın rızasını kazanıyor, sayısız nimetlerine ve cennetine lâyık olmaya çalışıyorlar.

Başarısız, yaramaz ve zararlı insanlar, beyinlerini çalıştırmıyor veya tersine çalıştırıyor, ama onu kötüye kullanarak bataklığa sürükleniyorlar, başkalarını da beraberlerinde sürüklüyorlar.

İşte insanı yücelten de alçaltan da beyin ve beynini kullanma tarzıdır. Ne yazık ki, birçokları beyinlerinden lâyıkıyla yararlanamıyorlar, kendi kendilerine mutluluk yollarını tıkıyorlar. Yararlananların da çoğu -ruhlarını terbiye etmedikleri için- beynini kötüye ve zararlarına kullanıyorlar. Bu yüzden de mutsuz oluyorlar.

İnsan vücudunda henüz lâyıkıyla keşfedilmemiş en önemli organların başında beyin gelir. Bu yüzden de beynimizden gerektiği gibi yararlanamıyoruz. Bütün çalışmalarımızda basan derecemiz, beynimizden yararlanma derecesine bağlıdır.

Beynimiz, Allah’ın bizim için yarattığı öyle bir bilgisayardır ki, yerküresi büyüklüğünde bilgisayar yapsalar, yine de beynimizin yapabileceği işleri yapamaz. Canlılar içinde yalnız insanların yaşama tarzının değişmesinin ve yükselmesinin nedeni de budur. Bir beyin binlerce bilgisayar yapar. Fakat binlerce bilgisayar bir insan beynini yapamaz. Çünkü bilgisayar kul yapısı, insan beyni ise Allah yapısıdır. Bu iki yapı arasındaki fark, Allah’la kulları arasındaki fark gibidir.

Beynimizin sinir sistemi, kaslarımızın çalışmasını sağlar. Duyu organları yoluyla da dokunma, tutunma , koklama, hissetme (duyma) hayal etme, hatırlama (anımsama), düşünme, konuşma, belleme ve ezberleme gibi iç duygularımız ve ruhsal faaliyetleri (çalışmaları) gerçekleştirir.

Kan dolaşımı, solunum ve sindirim gibi irade dışı hareketler sinir sistemimizin çalışması sonunda oluşur. Sinir sisteminin merkezi ise beyindir. Beynimiz aynı zamanda ruhumuzun idare merkezidir.

İnsanın çevresinde olup bitenleri anlaması ve etrafındakilere karşı nasıl davranacağını kestirmesi, beyin sayesinde olur.

İnsan hayvandan şekil ve ruhu ile ayrıldığı gibi beyin ile de ayrılır. İnsanda beyninin faaliyetleri sınırsız, hayvanlarda ise sınırlıdır. Yani sadece yaşamasını, belli görevlerini yapmasını ve korunmasını sağlayacak kadardır. Onun için hayvanlarda yükselme ve yaşamalarında değişme olmaz. Milyonlarca sene önce neyseler, bugün de öyledirler.

Bir de insanları düşünelim. Neydi, beyin sayesinde ne oldu? Neredeydi, nereye ulaştı? Daha da nerelere varacak Allah bilir…

www.kilodiyeti.net

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR