ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
6,6179
EURO
7,1747
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler

Gazeteci - Yazar Vedat Yılmaz / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Karamürsel Sepetinin Hikayesi'

06 Şubat 2020 Perşembe 12:03

 

 

 

Kestane ağacının çubuğundan örülen, kendisine özgü özelliği ile gayet pratik, kullanışlı basit bir el taşıma aracı olan "Karamürsel sepeti"nin özelliği, ağaçtan toplanan yaş meyveyi zedelemeden kabına ulaştırmasıdır...

Üne kavuşması ise, Osmanlı padişahlarından Abdülaziz Han'ın bir seyahat için Hereke'deki "Av Köşkü"ne gelmesiyle ilgilidir... "Tepsiye sığdıramadık!" Sultan Abdülaziz Han'ın Hereke'ye geldiğini duyan Karamürsel eşrafı, padişaha âdet olduğu üzere bir hediye götürüp sunmaya karar verirler. Mevsimin yaz olması sebebiyle hediye olarak kirazı seçerler.

Padişahın huzuruna çıkacak olan kasaba temsilcileri, itina ile toplanan kirazları bir sepete doldurarak sandalla Hereke'ye geçerler.

Padişahın huzuruna kabul edilirler ve hediye sepetini sunarlar... Oldukça değişik ve sade hediyeyi gören Abdülaziz Han, şaşkınlıkla hediye sepetini şöyle bir süzer. İçinde ne olduğunu merak etmekten kendini alamaz.

Derhal gümüş bir tepsi getirilir, sepetin içindekiler tepsiye boşaltılır. Tepsi kirazları almayınca, Abdülaziz Han hayretle şöyle mırıldanır: "Sepeti ufak tefek gördük amma, içindekini tepsiye sığdıramadık!" "Ufak tefek gördün de!.." İşte o gün bu gündür "Ufak tefek gördün de Karamürsel sepeti mi sandın" sözü söylenegelmiştir...

Bu sepetler Karamürsel'de hâlâ yapılmaktadır. Karamürsel'de Ali Koygun kardeşimin büyük fedakarlıkları sayesinde tarihe mal olmuş sepetçilik halen devam etmektedir.

Yolunuz Karamürsel'e düşerse muhakkak Ali kardeşimin dükkanına uğrayıp bir Karamürsel sepeti edinin pişman olmayacaksınız.

Kısa bir Karamürsel hikayesi Muhabbetle kalın sevgili okurlarım.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR