ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
7,6460
EURO
8,8844
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nedim Şener, benim vazifem doğruları söylemek
20 Şubat 2013 Çarşamba 09:53

Nedim Şener, 'benim vazifem doğruları söylemek''

Ben Gülen cemaati ile iligili bir kitap yazdım.İki tür algı mevcut bir taraftan Gülen Cemaati mensuplarının bir tanıtım çalışması var diğer taraftan bu grup çok gizli bir yapılanma yargısı vardı.

 

Tamer Aktaş - Münih

 

Münih’e Sosyal Demokratlar Halk Derneği’nin davetlesi olarak gelen Nedim Şener’in Uğur Mumcu’yu anma programı çerçevesinde önce Bavyera Meclisini ziyaret etti.Daha sonra dernek toplantısında yaptığı konuşmasında dünden bugüne kadar işlenen faaili meçhul cinayeleri anlatırken özellikle gönüllüler hareketi konusunda gelen sorular üzerine önemli açıklamalarda bulundu.

 

Yazdığım Kitap’ta herkesin kendini ifade etme özgürlüğü olmalı dedim

 

Ben Gülen cemaati ile iligili bir kitap yazdım.İki tür algı mevcut bir taraftan Gülen Cemaati mensuplarının bir tanıtım çalışması var diğer taraftan bu grup çok gizli bir yapılanma yargısı vardı.Ergenekon davası dosyalarında Gülen Cemaati konusunda dikkatimi çeken bir nokta cemaat hakkında bahsediliyor ama bir terör örgütü yada suçlayıcı bir ifade yok.Sadece kapalı olan noktalarından bahsediyor.Bu ülkede herkesin örgületme hakkı olmalı sosyalistler,ateistler,eşcinseller de örgületlenebilmelidirler.Ben kitabımda şunu söyledim;herkesin kendini var etme şansı verilmeli ülkemizde insanlar korkmadan kendilerini ifade edebilmeli hatta siyasette yer almalıdır ama tek bir şartla madem sivil toplum örgütüsünüz demokratik bir şekilde kendinizi açmalısınız, insanların kafalarında şüphe kalmamalı.Biz birinci olarak onları tanımak isteyeceğiz.İkincisi onların da kendilerini tanıtma yükümlülüğü var.Türkiyede demokratik ortamda hiçkimse kendisini sağlamda hissetmiyor.Kendimi ortaya çıkarırsam fişleneceğim diye kaygı duyuyor.

 

Beni tutuklatan Cemaat değil

 

Başıma gelenler konusunda Gülen cemaati seni tutuklattı diyorlar.Hayır ben bunu söylemiyorum.Beni içeri atan bu devletin sahip olduğu kanunlar ve bu yürütmenin yönettiği hukuk beni içeri attı.Bunun sorumlusu tamamen hükümettir.Bize terörist diyen başbakandı biz bunun dışında en ağır olarak başka birşey duymadık.O zaman demek ki Gülen Cemaati değil doğrudan hükümet sorumludur.

 

2009 da dinlenmeye alındığımda Gülen cemaati kitabım yoktu

 

Ahmet Şık’la tutuklandığımız operasyonu yürüten polis şefinin Gülen cemaatine yakın olduğunu redetmediği için böyle kabul ettik..Bu polisler bana atılan bir elektronik postada ergenekon propogandası yaptığımı söylüyorlar,o postayı da kendileri atıyor.Bu elektronik postayı savcıya veriyorlar ve telefonlarım dinlenmeye alınıyor.2009 yılında dinlenmeye alındığımda Gülen cemaati kitabı daha ortada yok.Beni tutuklama sebebi Oda Tv’de yapılan bir baskında ‘’Nedim Ahmet’i çalıştırsın’’ denen bir dökümandan içeri alındım.Beni burada kızdığım nokta Gülen Cemaati bu kişilerle irtibatı varsa aralarına mesafe koyması komplo varsa onları deşifre etmesi lazım.Bu polisler Gülen cemaatine yakın biri olabilir ama tüm cemaatin suçlu olduğu anlamına gelmez.Ben burada cemaati değil bunu yapan polisi,bunu yapan savcıyı onu tutuklamayan mahkemeyi ve buna göz yuman siyasetçi ve üzerime beton dökmeye çalışan gazetecileri suçlarım.

 

Başıma gelenleri kronolojik olarak tarih sırasına koyduğumda ve benim ne zaman Ergenekonla ilişkilendirildiğime baktığımda bu işin sorumlularını biliyorum.Eğer buradan odağamı siz veya sizin gibiler öyle istiyor diye başka yere kaydırırsam gerçekleri örtmüş olurum.Duymak istediklerimizi söylersem bu belki beni kahraman yapar ama ben gerçekleri istiyorum gerçeklerin peşindeyim.

 

Hırant Dink cinayetinin faailleri korunuyor

 

Hırant Dink cinayeti konusunda gazeteci olarak vazifem gerçeklerin ortaya çıkmasıdır.Bu cinayet çözülmediği takdirde Türkiyede yaşayan tüm insanların bu cinayetin altında kalmaması için olayın üzerine gittim dedi.

 

Neden bir MİT belgesi göremediğini yada jandarmanın gizlemedeği çalıştığı belgeleri gazeteci olarak bulabildiklerini ama 6 yıl geçmeseni rağmen olayın çözülmediğini belirtirken burada gazeteci olarak görevinin bu cinayetin aydınlatılması olduğunu devlet bu cinayeti kabul etmiyor kabul etmiyorsa aydınlatmalı yoksa bunun vebali devlet üzerinde olacaktır.Sadece bunu AKP’ye söylemiyorum önceki dönemler için de söylüyorum.Önemli olduğunu sessizlik ve tepkisizlik bu cinayeti devlet örtbas etmek istiyor zira bu işin içinde derin bir yapı var.Hırant Dink cinayetinin çözülmesi bir anahtar olacaktır.Burada amacım doğruyu bulmak hükümet bunu kendine yapılmış bir oprerasyon olarak görmemeli.Bu cinayeti aydınlatmak görevi olmalıdır.

 

sener.jpg

Münih'te HDF'nin davetlesi olarak gelen gazeteci Nedim Şener Hırant Dink cinayetinin çözülmesinin anahtar bir rol oynayacağını her olay arkasında gönüllüler hareketinin aranmasının doğru olmadığını söyledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2178 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR