ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
7,8775
EURO
9,3140
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Saadet Avrupadan Basın Açıklaması
07 Kasım 2020 Cumartesi 20:36

Saadet Avrupa'dan Basın Açıklaması

Saadet Avrupa'nın Genel Başkanı Samet Sami Temel'in kaleme aldığı; 'Avrupa'da Müslümanlara Karşı Gelişen Olaylar' konu başlığı altında bir 'Basın Açıklaması'nı yayınlıyoruz.

 

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

Tarih:  31.10.2020

Konu:  Avrupa’da Müslümanlara karşı gelişen olaylar

 

Avrupa'da yaşamakta olan özelde Türk toplumuna genelde ise Müslüman toplumuna karşı bireysel saldırılar her geçen gün artmaktadır. Fransa'da bir derginin yine Peygamberimiz Hz. Muhammed‘i (sav) hakaretvari bir şekilde karikatürize etmesi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'a ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sav) hakaretlere destek mahiyetindeki açıklamaları, Hollanda Özgürlük Partisi Başkanı Geert Wilders'in Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın resmedildiği karikatür paylaşımı, Berlin'de bir camimize polislerin orantısız bir şekilde baskın düzenlemeleri Saadet Avrupa ailesi olarak bizleri derinden üzmekte ve yaşanan son olaylarla birlikte bakıldığında tedirgin etmektedir.

Fransa'da Peygamber Efendimiz'e (S.A.V) yönelik çirkin karikatürlerle ortamı geren yayınlar, Müslümanların belli hassasiyetlerini bildikleri halde bir krizin doğmasının da fitilini ateşlemiş oldular. Bunun sonucunda yaşanan cinayet olayının da tabiiki tamamen karşısında olduğumuzu dile getirmek istiyoruz.

Macron, ülkesinde altı milyon, dünya çapında ise iki milyardan fazla Müslümanın Peygamberine hakaret içeren sözümona karikatürleri, dini değerlere hakaret, din özgürlüğüne karşıt bir tavır olarak değerlendirmek yerine, bu çirkefliği yapanları haklı çıkarmaya matuf ifade özgürlüğü bağlamında görüp sahiplenmektedir. Daha da ileri giderek, devlet eliyle bu sözde karikatürleri farklı platformlara taşıyıp, olayların büyümesine, kaos oluşmasına davetiye çıkarmaktadır.

Almanya'nın başkenti Berlin'in en eski camilerinden olan Mevlana Camii olayında polisin orantısız davranışını da bu bağlamda hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda var.

Macron ayrıca 2 Ekim 2020 tarihinde yaptığı açıklamalarda, hazırlattığı „İslamcı ayrılıkçılıkla" mücadele yasa tasarısının neleri içerdiğinin ipuçlarını vermişti. Din eğitimini kısıtlayıcı maddeler ve "Fransa'da aydınlanma ile uyumlu bir İslam inşa etme" niyetini haiz yasa taslağıydı bu. Ülke sınırları içerisinde sözkonusu cinayete benzer olayları önlemek için insan haklarını gözetir şekilde alacakları tedbirler, kendi iç işlerini ilgilendirir; fakat İslam dinini, güya "mutlak doğru" gibi kabul ettikleri anlayışlarına uyarlayıp "yeniden inşa etme" niyetleri ve "İslam tüm dünyada kriz içinde" ifadeleri haddi aşan ifadelerdir! Müslümanlar olarak bu hadsizliğe sessiz kalmamız mümkün değildir.

Akl-ı selimle olaya yaklaşıp çözüm üretmek yerine, açıklamaları ile gerginliği artıran Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hollanda'da gündemde kalmak ve siyasi prim yapmak için, politikasını İslam düşmanlığı üzerine inşa etmiş olan parti başkanı Geert Wilders'in de desteğini almış oldular. Diğer taraftan, Geert Wilders'in kişisel Twitter hesabından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı bir karikatürle "terörist" olarak göstermesi olayı başka bir boyuta taşımıştır. Bu çirkin benzetmeyi reddediyor ve kınıyoruz.

Buna mukabil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da yurt dışında yaşayan milyonlarca yurttaşımızı bulundukları ülkelerde daha da zor durumlara taşıyabilecek açıklamalardan kaçınmaya ve siyasi çıkar elde etmek isteyen Wilders türü politikacılara prim vermemeye davet ediyoruz.

Özellikle Avrupa ülkeleri siyasileri tarafından göz ardı edilmeye çalışılsa da, Avrupa'da yaşamakta olan Türk toplumu 1961 senesi ve sonrasında yapılan anlaşmaların sonucunda Avrupa ülkelerine gelip, en ağır işlerde çalışıp, hali hazırda Avrupa'nın lokomotifi konumunda olan ülkelerin bu konumlara gelmesinde, genel olarak Avrupa toplumunun mevcut refahına kavuşmalarında oldukça büyük katkıları ve etkileri olmuştur.

Başkalarının dinine, kutsallarına, sevdiklerine, takdir edilsin yada edilmesin, bir devletin başında bulunan ve bir devleti temsil eden bir kişiye hakaretler edilmesi özgürlük değil, başkalarının özgürlüğüne saldırıdır. Bireysel düzeyde başlayıp, organize bir hal alan saldırıların son zamanlarda siyasiler tarafından sözlü olarak devam etmesi oldukça tehlikeli bir gelişmedir. Siyasilerin ve hatta devletin üst düzey yöneticilerinin sözlerinin toplumda Müslümanlara karşı şiddet olarak fiiliyata dönüştürüldüğünü bilmemeleri, görmemeleri diye birşey söz konusu olamaz. Bu bağlamda, tüm siyasilerin bu tür paylaşımlar ve açıklamalar yaparak toplulukları ötekileştirerek, toplum içerisinde kutuplaştırarak, toplumun huzursuzluğuna sebebiyet vermelerinden kaçınmalarını önemle rica ve temenni ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz!

Samet Sami TEMEL

 

Bu haber toplam 2189 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR