ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
3,6704
EURO
4,3242
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ticari Zekasına Şapka Çıkarılan Adam
13 Nisan 2012 Cuma 23:43

Ticari Zekasına Şapka Çıkarılan Adam

Sami Memili 1968 yılında Adana'da dünyaya gelmiş. Mizahi unsur katarak 'Karakter'ini tahlil ettik. Bakın ortaya neler çıktı.

 

Yüce Allah insanları yaratırken, kimini az disiplinli, kimini çok disiplinli, kimini de sadece 'disiplin' olarak yaratmış. Saatler yanlış gösterir, trenler gecikir, hava durumunu sunan spiker yanılır, ısmarladığınız yemek soğuk gelebilir; ama sadece 'disiplin' olan şahıs kesinlikle çizgisinden milim taviz vermez... Vermeye teşebbüs edeni de 28 yerinden şişlemeye kalkar...

İşte sadece 'disiplin' olan ve bu tanıma cuk diye oturan bir şahsiyet Sami Memili... Hayatında sadece üç şeyin önemi vardır Sami Memili için;

1- Çalışmak (Ön hazırlık)

2-Yine Çalışmak (Proje incelenmesi)

3-Evet yanılmadınız; 'inadına yine çalışmak' şıkkını işaretleyenler,gidiş dönüş İstanbul bileti kazandınız.

Bu çalışma aşaması da 'Gelişen Projeyi Neticelendirme' olarak da sınıflandırmaya tabii tutabiliriz.

Sami Memili gerçekten çalışmaya ve işine muhteşem bir sadakatle bağlı. Sabah kalktığında size rüyasında, Atlanta'da kuracağı temizlik malzemeleri üreten fabrikasının temellerini atarken ve işini disiplinli bir şekilde yapmayan Amerikalı mühendis ile de kavga ettiği gayet doğal bir biçimde anlatacaktır.

Sakın ola dehşete ve paniğe kapılıp, 'Aga  bu adam rüyasında bile iş durumları ile iştigal' gibi şaşkın ifadeler kullanmanıza gerek yok. Yakınları Sami Memili'yi artık kendi haline bırakalı yıllar oldu. Millet de kanıksadı onun bu işgül-müşgül hallerine...

Çalıştığı esnada karşısına geçip; 'hava da ne sıcak yahu, şöyle bir şezlong olsa da sallansak' şeklinde söz söyleyenleri anında 'kara listesi'ne alır. Zaten o listeye alınan da bir daha iflah etmeyenler listesine dühul eder. Arada bir Adanalı damarı ağır bastı mı; 'Adanalıyıh, Allah'ın adamıyıh' diye naralanıp vatan hasreti giderir kendince. Memleketini sever ama; kimselere pek belli etmemeye çalışır.

Ciddiyeti sadece iş yaşamında değil de, değişik ortamlarda da takınmasını sever. Lakin arasıra 'espri' yapmak istemesi ve 'illa ben bugün ortamı güldüreceğim' diye tutturduğu da olur. Yani güldürmeye teşebbüs ettiği ve bunu da ciddi bir biçimde eyleme geçirdiği anlar da vardır Sami Memli'nin hayatında...

Sevecen olabildiği zaman dilimleri genellikle çok kısa anlara tekabül eder. Ama Sami Memili'nin sevecen anına denk gelen de tabir-i caizse 'Abad-ı Karun' olur. O an Memili gür ve tok sesiyle ve olanca sevecenliğiyle 'Ey fani, dile benden ne dilersen' diye bir naralanır ki, bu duruma pek alışık olmayan personel, 'Amanin yetişin'g gari, patronumuza bişeler oldu' diye feryad-ı figan hallere düçar olur ve derin endişelere garkolurlar.

Çok nadir neşeli olduğu zaman dilimlerinde türkü dinlemeye bayılır. Hatta şarkı, türkü ne varsa eşlik dahi eder. Gerçi ses çok bariton bir ses olmasına rağmen, pek detone olmaz hatta güzele yakın bir icra ortaya çıkar.

İyi bir müzakereci, sabırlı bir pazarlıkçıdır. Bir işe tam olarak kosantre olup olmadığını anlamak istiyorsanız Sami Memili'nin yüz ifadesine dikkatlice bakmanız kafidir. Şayet işe ful konsantre hallerinde ise, çok geniş ve yüksek kayalıklardan aşağıya dikiz atan Kazak Kartalı bakışları ile süzer ortalığı. Her an avına saldıracak pozisyondadır.

Bir iş görüşmesinin provasını iç aleminde çeşitli kereler yapar. Hem de hiç bıkmadan. Ta ki; sonuca kendi açısından emin olana kadar.

İş dünyasında, 'Bana kelek yapanı kelebek gibi ısırır, arı gibi sokarım' düsturunu benimsemiştir. Kendisine güveni tamdır. Yaklaşık iki metreye yaklaşan boyu ve güçlü yapısıyla karşısındakine 'İki seksen uzanmak istemiyorsan yere, üzme beni boş yere' mesajını güçlü bir şekilde ve kafiyeli bir biçimde vermektedir.

Bir işi sonuçlandırması bazen çok uzun sürebilir. Bu onun ince eleyip sık dokuduğunu gösterir. Detaylara bir girdi mi; uzun bir süre orada kalacaktır demektir. Bir işin detayını anlatmaya başladığı an yandığınızın resmidir. İşe taa milattan önce başlar ve günümüze kadar olan süreci hiç üşenmeden size anlatır. Ha; siz o arada sakın bir yanlışlık yapıp uyumaya kalkmayın; anında 'Kardeşim burası Otel Abidikgubidik midir ki, ben konuşurken sen uyursun' uyarısıyla karşılaşman mümkündür.

En nefret ettiği eylem yanında şapırt şupurt sesleri eşliğinde yenen yemek eylemidir. O an elinde en fazla olmasını arzu ettiği nesne Beyzbol sopasıdır Sami Memili'nin. Şayet yemek yerken ağzınızın gürültülerine engel olamıyorsanız, kesinlikle Sami Memili'nin yanında yemek yeme eylemine kalkmayın.

Temizliğe aşırı önem verir. Hatta elinden gelse yanına gelenlere bir çift ameliyat eldiveni ve bir bez ağızlık verip Pekin'de, bezsiz dolaşamayan Çinlilere döndürecek. Yok adamın karizması çizilmiş, yok kahramanımız madara olmuş, bu şeyleri pek önemsemez Sami Memili. Varsa yoksa Pir-u Pak halleri... 

Çok müşkülpesent halleri de olsa Sami Memili işte böyle bir kişiliğe sahip bir zat... Yanına girdiğinizde gözüne girmek ve hemen ilgisini çekmek istiyorsanız, onun göreceği bir şekilde 'Bir İşkoliğin Sevimli ve Güzel Hayatı' adlı kitabını taşıyın yanınızda. Size kesin kanı ısınacaktır. Hatta, yemeğe dahi götürebilir...

Hazırlayan: Adnan Tokuç

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR