ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
6,0485
EURO
6,5545
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler

Dr. Metin Avcı / İlahiyatçı/Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TOKİ FAİZİ

19 Ocak 2020 Pazar 12:10

 

 

 

Değerli Okurlarım,

Bu yazımı, mensubu olmakla iftihar ettiğim DİYANET’in, bugünlerde nereye doğru yol aldığını bir iki cümleyle ifade etmek için yazmak istedim. Son günlerde şaşkınlıkla izlediğimiz DİYANET’in TOKİ FAİZ’i fetvası, nasıl bir kafa karışıklığına sahip olduğumuzu göstermektedir. Öyle ki bütün parasını faize yatıran kimseler bile, DİYANET’i neredeyse imansızlıkla suçlamaya başladı.

Ankara İlahiyat’tan Prof. Dr. İbrahim MARAŞ’ın deyimiyle; bu olay ne kadar büyük bir zihinsel yenilenmeye ihtiyaç duyduğumuzu ve yeni bir tedvin dönemine girmemiz gerekliliğini ispat etmektedir.

Aslında biz DİYANET’in 1980-90’lı yıllarda aile planlaması maksatlı kürtajı caiz görürken, daha sonraki yıllarda Siyasî Erk’in en az üç çocuk tavsiyesinden sonra, ‘‘adam öldürmeye eş bir cinayet olduğu’’ şeklindeki birbirine zıt fetvalarını gördük ve duyduk. Hatta doğruyu bulduğu için DİYANET’in ‘‘Kürtaj haramdır’’ fetvasını canı gönülden destekledik.

DİYANET, 15 Temmuz 2016 hain FETÖ kalkışması sonrası iyice bulandı. Bozulmanın öncesi yok muydu? Elbette ki adam kayırmalar vb. adaletsizlikler DİYANET’te alışık olduğumuz şeylerdi. 15 Temmuz sonrası meydanlarda demokrasi ve Cumhuriyetimiz için Kur’ân okuyan ve dua eden bazı Müftüler ve İmamlar FETÖ’den açığa alındı. Anlaşılıyordu ki bu hainler, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu DİYANET’e bile sızmıştı.

Ancak hainler hedefine ulaşamayacaktı. Çünkü Yüce Türk Milleti, tehlikeyi fark etmişti. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Atatürk’ten emanet Cumhuriyetimize ve demokrasiye sahip çıkarak günlerce demokrasi nöbetleri tutmaya başladı. Her vatan sevdalısı bayraklarıyla meydanları doldurdu. ‘‘Konu vatansa gerisi teferruattır’’ sözü gereğince, bu Millet şerefli bir soya aidiyetini ispatladı.

Hain kalkışmanın üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen, DİYANET’te FETÖ’cü olduğu halde hiç dokunulmayanlar olduğunu, bunların kayrıldıklarını, bunun yanında bazı Müftülerin ve diğer personelin soruşturmalarının ve mahkemelerinin yer yer devam ettiğini de duyuyoruz. Devletimizden beklentimiz bu hainlerin bir an önce gerekli cezalara çarptırılmaları, içlerinde iftiraya uğrayanlarında bir an önce temize çıkartılarak itibarlarının teslim edilmesidir.

DİYANET ile ilgili dikkat çeken başka bir konu ise, Fettullahçı olduğuna yönelik hakkında boy boy iddialı haberler çıkan mevcut Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali ERBAŞ’tır. Özellikle üzerindeki cübbesiyle Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Kadir MISIRLI’ya yaptığı hasta ziyareti, toplumun önemli bir kesiminde infial uyandırmıştı.

Trilyonluk Mercedes ile gündeme gelen eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ ve yardımcısı Prof. Dr. Emin ÖZAFŞAR’ın neden görevden alındıkları ise ayrı bir muammaydı. Bazı cemaatler bu kimselerin FETÖ’yle ilişkilendirildiklerinden dolayı görevden alındıklarını empoze ediyordu. Bunun yanında icraatları FETÖ’yle ilişkilendirilmeye başlanan yeni başkanımız, toplumun bazı kesimleri tarafından FETÖ’nün bir numaralı sanıklarından olan Adil ÖKSÜZ’ün hem Doktora Jüri Üyelerinden birisi olması, hem de yıllarca aynı Üniversitede beraber ortak kararlara imza atması hasebiyle de suçlanıyordu. Bir akademisyen olarak Yahudilik ve Hıristiyanlık üzerine yaptığı çalışmalar bile, eleştiri konusu yapılıyordu. DİYANET’in tarafsızlığına gölge düşürecek bu tartışmalar sürüp gidiyordu.

Gelelim asıl konumuza… DİYANET, ‘‘TOKİ tarafından uygulanan Sosyal Konut Projesinin dinî hükmü nedir?’’ şeklindeki bir soruya; ‘‘TOKİ’nin projesinden yararlanmak caizdir’’ fetvasını verdi. Otomatik olarak bu fetva kamuoyu tarafından ‘‘DİYANET faizli işlemlere cevaz verdi’’ şeklinde yorumlandı. Öyle anlaşılıyordu ki DİYANET, Cumhurbaşkanımızın ‘‘İslâm’ın hükümleri güncellenmelidir’’ tavsiyesinden etkilenmiş olmalıydı ve bu kez faizle ilgili TOKİ güncellemesi yaparak gündeme oturmuştu. Daha önce ‘‘Sigara haramdır’’ fetvası ile başta kendi çalışanları olmak üzere sigara bağımlılarını üzen DİYANET, bu kez tartışılan bir karara daha imza atmış oldu. Bu fetva, ‘‘Acaba DİYANET Sayın Cumhurbaşkanımıza şirin gözükmek çabasıyla mı bu karara vardı’’ sorusunu da akla getirmişti.

DİYANET tekraren yaptığı açıklamada; faizin kesin olarak haram kılındığını, konut veya araç satın almak için faizli kredi kullanmanın caiz olmadığını, ancak TOKİ’nin dar ve orta gelirli aileleri konut sahibi yapmak için geliştirdiği sosyal projenin faizli işlem kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşünü çok açık bir dil ile belirtiyordu. 

DİYANET’in Din İşleri Yüksek Kurulunun imza attığı bu tartışmalı karar, konunun uzmanı sayılan birçok İlahiyatçı tarafından da eleştiriliyordu. Bu konuya dikkat çeken önemli bir yazı ‘‘Diyanet, TOKİ, faiz’’ başlığıyla, Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK tarafından kaleme alındı. KARAR’da konuyu çok iyi şekilde yansıttığını düşündüğümüz bu yazıyı bütün okurlarıma okumalarını tavsiye ediyorum.

Özetle sayın hocamız, DİYANET’in fetvasını ‘‘TOKİ için kredi kullanma’’ kısmıyla doğru bulurken, diğer kısmıyla iç tutarlılıktan yoksun bulmakta, bununda ötesinde ilkesizlikle malul görmektedir. Dahası, talimata mebni olarak operasyonel şekilde ve fakat kerhen tanzim edilmiş olmasını da muhtemel saymaktadır. Hatta DİYANET’in bu fetvasının, Yahudiler’in faiz anlayışını anımsattığını da söylemektedir. Çünkü Yahudiler faizli işlemleri kendi aralarında haram sayarken, Yahudi olmayanlardan faiz almayı caiz ve lüzumlu görürler. Tevrat’ta yılan sokmasına benzetilen faiz uygulaması, Yahudi’nin lehineyse caiz, aleyhine ise caiz değildir. Sonuç olarak Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK; DİYANET’in, devlet kurumu TOKİ için faizi caiz görürken, sivil vatandaşın ev, araba, evlenme ve benzeri sebeplerle, nâmerde muhtaç olmamak için kendi ihtiyacını görmek amacıyla kredi kullanmasını haram saymasını ilginç bulmaktadır.

Bu aşamada konuyla ilgili ilim ehlinin konuşmasının bir görev olduğu kanaatini taşıyorum. Özellikle asıl görevi ‘‘İslâm Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek’’ şeklinde tarif edilen DİYANET’in, toplumda birleştirici karar ve fetvalara imza atması hepimizin dileğidir. DİYANET ve Şerefli çalışanları, Cuma günleri Cami ve Kur’ân Kursları inşaatlarına para toplamaktan başka vazife görmüyormuş durumuna düşmekten kurtarılmalıdır. Aksi takdirde birileri çıkıp, ‘‘Cem Evlerinin İbadethane olup olmadığına, faiz fetvasını veren DİYANET mi karar verecek?’’ deme anaforluğunu kendisinde bularak, bu Yüce Kurumu itibarsızlaştırabilir. Tüm okurlarımı saygı ve hürmetle selamlıyorum.

Dr. Metin AVCI

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR