ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
6,5864
EURO
7,2685
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‘Tut elimden düşmeyelim’ oyunu Münih’te Sahnelendi
12 Ocak 2020 Pazar 23:32

‘Tut elimden düşmeyelim’ oyunu Münih’te Sahnelendi

Münihliler'ce tanınan ve sevilen tiyatrocu Cumhur Atalan’ın organize ettiği tek kişilik oyun olan ‘Tut elimden düşmeyelim’ oyunu Münih’te kalabalık bir davetli topluluğunun da katılımıyla usta oyuncu tarafından başarıyla sahnelendi.

Kültür Haber Merkezi - Münih

Münih’te düzenlenen Türk kültürel faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor. Münihlilerce tanınan ve sevilen tiyatrocu Cumhur Atalan’ın organize ettiği tek kişilik oyun olan ‘Tut elimden düşmeyelim’ oyunu Münih’te kalabalık bir davetli topluluğunun da katılımıyla usta oyuncu tarafından başarıyla sahnelendi.

Haluk Işık’ın yazdığı ve Koray Ergun’un oynadığı oyun ‘Tut elimden düşmeyelim’  Türkiye’de oldukça beğenilen ve gişe rekorları kıran oyun; yoğunluklu olarak kardeşlik, barış ve dayanışma konularını işliyor.

OYUN ÖZETİ:

Tut Elimden Düşmeyelim adlı Haluk Işık’ın yazdığı Kemal Günüç’ün müziklerini yaptığı tek kişilik oyunumuz; kardeşlik, barış, dayanışma ve insanlık üzerine kurulu olup dört epizottan oluşmaktadır ve dili şiirseldir. Her bir epizotta farklı farklı karakterler bulunmaktadır. Bu epizotları sergilerken yaklaşık kırk beş karaktere naçizane can vermeye çalışmaktayım.

Birinci epizot, Kıbrıs’ da yaşayan adları Ali ve Aleko olan iki çocukve bir sokak köpeğinin yeşillenen sevgisinin neticesi ve iki halkın da aslında birbirinden ayrılmaz olduğunu ve Türk ya da Rum olmanın insanlık adına bir şeyi değiştirmediği gerçeği ile birlikte yeşil hatta yaşanan barışın hikayesi.

İkinci epizot, köyünden büyük bir şehre işyapmak için gelen bir adam, karısının vefat etmesi ve kızının tek kaldığı haberini almasıyla kızını da şehre getirir. Kızı sessizdir, onun bu sessizliğini kırmak için onu da çalışacağı lunaparka getirir. Diğer amelelerin çocuksu merakları uğruna lunaparkta başlarına gelen trajediyi bunu yaparken de adamın kızına sahip çıkışları, kendi aralarında gösterdikleri dayanışmayı da öykünün içine serpiştirmesi,

Üçüncü epizot, Gökçeada’da bir parasız yatılının bin bir güçlükle Gökçeada’ya okumak için gelmesi, öksürük krizleri ve bir bakkal dükkanında hiç tanımadığı yaşlı bir Rum Kadın’ın parasız yatılı için vermiş oluğu ilaçlar, delikanlının vearkadaşlarının bu yaşlı Rum kadın hakkında tutulduğu ön yargı ve sonrasında yaşadıkları,

Dördüncü epizot ise trende tanışan iki Anadolu insanı, Hasip ve Nasip’in yolculuklarıesnasında kardeş olmaları ardından Haydarpaşa Tren Garı’na daha adımlarını atar atmaz saf,ile ilgilidir.

İnsanların elleriyle belirlenmiş, yaşanmış, yaşamdan esinlenilmiş birkaç hikâye anlatmaya çalışmaktayım.

Bu hikâyeler, hayat denilen bahçeden toplanmış çiçekler gibi sizler için derlendi ve birer demet haline getirildi.

Kahramanlarımız: ‘’Tut elimden başka çaremiz yok, tut elimden baba üşüyeceksin, tut elimden dünyanın senin gibi insanlara ihtiyacı var, İstanbul denilen bu girdapta tut elimden de düşmeyelim.’’ Diyorlar.

fik1.jpg

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR