ÜYE İŞLEMLERİ
PİYASALAR
DOLAR
6,8331
EURO
7,5953
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler

Levent Ekiz / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yarın Berat Kandili

06 Nisan 2020 Pazartesi 11:00

 

 

 

"2020 yılında Müslümanlar virüs korkusu ile ilk dini mekânlarından vazgeçti ve Mekke'yi kapattılar. Bunlar dönemin en çok din hassasiyetleri olan yöneticileriydi" diye yazacak tarih!

Yanlış anlamayın.. Kapatılmasını doğru ve gerekli buluyorum, en altta bunun açıklamasını yapacağım.

Lakin biri bana deseydiki "Müslümanlar ilk mabetlerinden ve farzlarından vazgeçecek asla inanmazdım".

Bu vazgeçmenin sorgusuz sualsiz oluşu da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum.

Can korkusu, Allah korkusunun önüne mi geçti?

Biliyorum provakatif soruyorum, bunuda bilerek yapıyorum, çünkü dindar kardeşlerimin düşünmesini istiyorum.

Elbette bütün dinlerin mabetlerinin kapandığını biliyorum. Lakin yinede bunun sorgusuz sualsiz nasıl yapıldığını merak ediyorum.

Araba-ev için duâ edenler, duânın en çok ihtiyaç olduğu bir zamanda duâ etmeyi mabetlerde nasıl bırakırlar?

Tamamen bilim ile hareket eden bir dünyada din nerede kalır sizce?

Insanın dininin, bilime yenik düşmesimidir bu durum?

Daha büyük camiler, daha büyük dini toplantılar, daha çok insanlı cenazeler, daha çok insan ile tatil gibi umre gezileri ve ve ve...

Korona kirizinden hepimiz gibi dindarlarında çıkaracağı büyük dersler var.

Peygamberimiz (s.a.v) Cuma namazı gibi bazı vecibelerin cemaât ile kılınmasını istemiş.

Mutavazı mescitler yapılmış ve amaç aynı semtteki insanları bir araya getirmek olmuş. Birbirleri ile konuşsunlar, danışsınlar ve dertleşsinler istenilmiş.

Kadınlı erkekli gelinsin istenilmiş. Birlikte duâ etsinler ve birbirine karşı duyarlı olunsun istenilmiş. Okuma yazma öğretilmiş, bilgiler paylaşılmış.

Biz ne yapmışız peki? Katolik dünyasını taklit ederek 20 bin kişilik mabetler inşa etmişiz. Birbirine dahi selam vermeyen insanları dip dibe namaz kıldırmak ve vay be dedirtmek için çabalamışız.

Bu yüzden, işte bukadar kolay vazgeçildi buralardan!

Kâbe bile bir turizm merkezi haline getirilmiş. Aşıkların sadelikten uzak boyalı kirpikleri ile birbirine evlilik teklifleri ettikleri yer olmuş.

Bir sorumlu dindarda çıkıp "Hac/Umre aynı zamanda mahşer günü provasıdır, tıraş bile olamıyorsun ey gafil, pırlanta yüzük nedir" dememiş?

Işte din bu yüzden yozlaştı, basitleşti ve ilk vazgeçilen mekânları oldu.

Düşünün her mahallede mütevazı mescitler olsaydı ve sadece az sayıda insan gidebilseydi böyle bir yasağa gerek kalırmıydı?

Tüm mal varlığı bir avucuna sığan, Allah'ın elçisi Peygamberimiz bu dünyaya gelseydi, bugün ne derdi bize?

Bunun cevabınì aslında hepimiz biliyoruz..

Ben size Allah'ın dinini getirdim siz ise kendinize çıkar dini yaratmışsınız derdi.

Mezheplerin din olduğu, dinden olanın katledildiği bir islam dinine evrilmişiniz derdi.

Yukarıda bende kapatılma uygulamalarını doğru bulduğumu söylemiştim.

Benim düşünülmesini istediğim bunun sorgulanmadan yapılması.

Mesela camilerin kapatılmasından ziyade, önlemler ile en azından 10 kişilik insanlar ile sembolik Cuma namazları kılınabilinirdi.

Mesela ben olsam Telefonlardan veya televizyonlardan, evden Cuma namazı kıldırır ve sohbetler ettiririrdim.

Bu işlemin aynısını teravi namazı için de uygulardım.

Mesela ben olsam  insanlara hoparlör ile birlikte her akşam kısaca duâ etmeye çağırırdım.

Mesela ben olsam, imamın eline mikrofonu verir sokakta mahallesinde ses düzeni kurdurur kimseyi rahatsız etmeden faydalı bilgiler vermesini isterdim.

Kıssaca ben çözümler bulmaya çalışırdım, hemen vazgeçmezdim!

Eğer dinin var olmasını istiyorsak ki istiyoruz!

Ozaman din sadeleşmeli, bilim ile birlikte ilerlemeli ve yargılamamalı. Kibiri bırakmalı, şatafatı bırakmalı, kendine Allah'ın yolundan başka yol bulmamalı. Tüm mezhepler bir yol olarak görülmeli ve islam dininin altında önemsizleştirilmeli. Din ayrıştırmamalı, din ötekileştirmemeli. Camiler ve imamlar,  eğitim ve bölgesel ihtiyaçlara göre kendini yeniden düzenlemeli. Namaz kıldırdığı ve hazır metinleri okuduğu için para kazanan olmamalı. Ihtiyaç duyulan bilge ve sevgi dolu insanlar olmalı. Camiler namaz kılınan yerin dışında, aş evi, deprem alanı, kan toplama merkezi, kıyafet paylaşım merkezi gibi farklı görevler ile donatılmalı.

Toplumun herzaman tümünü kucaklamalı ve herkese açık olmalı...

Kısaca Allah'ın dini yeniden egemen olmalı!

Berat Kandiliniz mübarek dualarınız kabul olsun!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÇOK OKUNANLAR